16
PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Pıtırcık’tan mektup var
Mektuplarınızı çok seviyorum. Sadece beni oturup yazma zahmetinden kurtardığı için değil bizim gibi kedili köpekli cümbür cemaaat yaşayan birçok mutlu aile olduğunu gördüğümüz için. Bu hafta Pıtırcık’ın mektubuna yer vereceğim. Bu arada yine böyle mutlu ailelerden ‘Yatakta5Kişi’ tayfasını tebrik ederim. Aileye yeni bir kız bebek (iki ayaklılardan) katılacakmış. Harika haber! Şimdi sizleri Pıtırcık’ın mektubuyla baş başa bırakıyorum.
“Sevgili Pişo,
Sana daha önce de yazdığımız gibi evde büyük bir üstünlük sağlamış durumdayız. Adam ve kadın sadece biz izin verirsek koltuğa, kanepeye ilişebiliyor, yataklarında uyuyabiliyorlar. En sıcak ve etrafa hâkim noktaları, mesela buzdolabının, DVD player’ın üstünü, kaloriferin dibindeki sepeti, masanın üstünde, içinde bir vakitler ne güzel elbirliğiyle yediğimiz bir saksı siklamen olan tahta çanağı falan asla onlara kaptırmayız. Evde iki de manasız köpek var. Bunlar Maximillian ve Esmeralda. Kadının edebiyat tutkusu nedeniyle köpeklerin hepsinin garip garip isimleri var. Adamın evindeki altı köpeğin arasında Nobel ödüllü Doris Lessing bile var ama bu ayrı bir yazının konusu. Ben ve arkadaşlarım son zamanlarda dışarı çık(a)mıyoruz. Malum, havalar soğudu, yağmurlar başladı. Yaşlı ablalarımızdan biri hapşırmaya başladı bile. Aslında sabah itiş kakış mamamızı yedikten sonra biraz ağlıyoruz kapının önünde bizi çıkarsınlar diye ama kadın çok kararlı. Adam yumuşatmaya çalışsa da ‘Üşütürler’ diyor da başka bir şey demiyor. Adam bizim kürkümüzden, Sibirya kaplanlarından falan bahsedince de garip garip gülüyor. Aynı gülüşü adam ‘Kumu ben de temizlerim, ne varmış!’ dediğinde de görüyoruz, ama bu kadar sık değil.

Dr. Doom
Neyse, bizim eve son zamanlarda birkaç arkadaş daha geldi. Aslında 12’ydik kısa süre öncesine kadar. Sonra yazın başında buralara terk edilen, beyaz kız arkadaşımız ilk yağmurlu günde hoooop içeride aldı soluğu. Olduk 13. Fark etmez dedik yürüdük ama masanın üstündeki güzelim çanak da gitti bu arada. Bu arkadaş hep orada yani. Arkasından baktık ki kadının kapının önüne inşa (!) ettiği evlerden birinde kalan benekli ufaklık arka odadaki büyük yatakta, kadının her gün üşenmeden geometrik bir düzene göre dizdiği yastıkların arasında uyuyor. Bu yarı boy arkadaş da ailemize girdikten sonra 13.5 olduğumuzu söyledi herkese kadınla adam. Biz matematikten pek anlamıyoruz, öyle diyorlarsa öyledir neticede. Yine yağmur yağıyor. Ev sıcak ama dışarıda durum parlak değil. Pencerelerdeki karton kutular, kapının önündeki eften püften evcikler kardeşlere yetmiyor artık. Adam da Facebook’tan ona buna mesaj gönderip ev bulmaya çalışıyor. Sonuç, sokaktaki arkadaşlardan biri daha, Çak Çak, dün gece itibarıyla bizde kalmaya başladı. Hemen mamanın, kumun, suyun yerini çözdü, yastıklarımızı keşfetti, en yumuşak olanına çöreklendi… Keşke herkes evine sokaktan bir kedi, bir köpek alabilse. O zaman hepsini bizimkiler almak zorunda kalmaz.
Şimdi kaç kişi olduk dersen (Yani biz kediler olarak, gerisi kimin umurunda!) 13.5+1.5=15. Bu arkadaş biraz cüsseli biri de. İyi haftalar kardeş,
Pıtırcık…”

Meral Olcay
Dün Parvo’yla savaşan Şarap’ın hikayesini yayınladığımız mesaj yorumlara boğuldu.
Bugün, Yedikule Barınağı yöneticisi Meral Olcay’ın aşağıdaki bildiriyi yayınladı. Bu cevabı saygıyla, ve adaletli eleştiri ve manlayışlılık adına yayınlıyoruz. (Yorumlarım mesajın altında.)
Meral Olcay
29. Ekim 2009şarap ve nice şarapların hikayesi Şarap dedim çünki facebook da gene aynı xx grup daha önce plaka hakkında yazılan yazı yorumlarla yargısız gibi yargısız infaz yapmıştı. Şarap la ilgili bu grupda haber yapıldığını bilmiyordum,zamanım yokki site site dolaşıp bakayım..
Üstelik 6 saatte 52 yorum yapılmış.Tesadüf bir arkadaş vasıtası ile bu grupta yazılmış olan şarap ın hikayesinden haberdar oldum , okudum ve yorumlarıda gördüm.
Ben facebook a çok anne geldi, bebek geldi süt bisküvi ihtiyacı var diye yazdığım yazıma hiç yorum ,cevap alamamışken, şarap hikayesinin reytingi fazla oldu sanırım bu kadar yorum aldı..
En kolay şey zaten pc başında eleştirmek,tek taraflı yazıp yargısız infaz yapmak oluyor, elini taşın altına koymak değil..
Gelelim şarabın hikayesine.
Şarap barınağımıza 2 gün önce gelmiş sokakdan bulunmuş 1AYLIK ancak bir yavru idi.. Yazıldığı gibi 1.5 AYLIK değil(1.5 aylık olsa idi hemen aşı proğramına girerdi). Efe bey ve arkadaşı Gonca hn barınağımız geldi ilk görüşmemizi yaptık, görüşme sırasında yedikuleye gelmeden önce üsküdar ve ümraniye barınaklarına gittiklerini,çok iyi karşılanmadıklarını ümraniyede aradıklarını bulamadıklarını ,üsküdar barınağında da içeri bile alınmadıklarını söylediler..Bunun üzerine o kadar uzak yoldan sizi araştırdığımız için yedikuleye geldik dediler,ve yedikulede bir muhatap bulduklarından dolayı sevindiklerini belirttiler..
Öğrenci olmalarından dolayı köpek bakmanın büyük sorumluluk gerektirdiğini, hayatlarının daha başlangıcında olan insanlar için çok iyi düşünmelerini söyledim..
Geri dönüşü olmadığını ve en az 15 sene yaşayacak bu canlıyı almaya karar veriyorsunuz iyi düşünün dedim.
Gonca hn biz bunun bilincindeyiz ,sorumluluk sahibiyiz istiyoruz dediler..
Gerekli başvuru ve evraklar için perşembe günü geleceklerini bildirdiler..Çok istekli olduklarından perşembe yerine çarşamba günü arayıp geldiler..
Ben kendileri için en uygun köpeğin yavru olabilecegini , yeni gelen yavruların hemen ortama uyum sağlayabileciğini belirttim.
2 gün önce sokakda bulunan yavruyu ,özel bölümden kucakda getirdik ..
Özel bölüm diyorum ,çünki gönüllü hizmet veren bir barınakda hayvan sağlığı çok önemlidir, Şarap sadece yavruların olduğu bölümde idi ve o bölüm her gün dezenfektan yapılıyordu..
Bebeği çok beğendiler ,zaten çok hareketli idi ,hemen kucakta efe bey ve gonca hn ı yalamaya başladı..
Gayet sağlıklı görünümü vardı ,burnu ıslakdı ,kendilerine uyarıda bulunduk yavru oldugu için henüz aşı olma durumu söz konusu değil çünki 1.5 aylık olmadan aşı olamaz ,ancak 15 gün sonra aşıları başlayacak o nedenle dikkatli olun ,yıkamayın dışarı gezmeye çıkarmayın şeklinde…
Ayrıca hemen konserve mama açıp bebeğe yemesi için verdim ,anında yedi,sağlıklı hayvan yemeği iştahla yer sağlıksız hayvan yemez dedim..
Yani düşünün 2000 kusur köpekle uğraşıyoruz ve sahiplenmek için gelen kişilerle de bu kadar detaylı görüşme yapıyoruz . Bizi devamlı arayabilirsiniz bir sorun oldugunda diye de belirttim..
Veteriner hekimimiz tel nolarına kadar verdi..
Şimdi düşünmenizi istiyorum bir barınak var ,köpek almak için gittiğinizde sizi hiç araştırmadan alın gidin hangisini beğenirseniz deniyor , bir barınak var çocuk verir gibi sizi araştırıyor ama bu bile göstermelik deniyor (efe bey ve gonca hn tarafından) demekki ben al git deseydim benimle bu kadar uğraşmayacaklardı ,hesap soramıyacaklardı..
Yedikule
Ertesi gün vet hekimimizi aramış ishal olduğunu söylemiş vet hekimimiz ,getirin bakalım demiş ,başka ne demeliydi sizce, barınakda onlarca hayvanla ilgilenirken ,sahiplendirdiğimiz köpeğin evine gidip mi müdahale etmesi gerekirdi..
Sahiplenme formunda diyoruz ki köpeğiniz hastalanırsa veterinere götürmeyi kabul ediyormusunuz ?evet cevabı vermiş efe bey!! yani kabul etmiş buna rağmen hesap sormak haksızlık..
Devam ediyorum efe bey akşam saat 20.30 gibi geç saat te beni aradı ben hala barınaktayım eve gidememişim bebeklerle ilgileniyorum bir ilaç bulmanızı istiyorum dedi ,söylediği ilaç piyasa zor bulunan bir ilaçdı,müadil ilaç olabilir mi onları bulabilirim dedim ve ardından.. şarabı barınağa getirin ,bizim çalıştığımız tam teşekküllü kliniğe gönderelim bakalım dedim..
Web sitemizde onlarca hastayı tam teşekküllü klinikde tedavi olup iyileştirdiğimizin fotoğraflarla ispatı var..Tabii kötü niyet olunca yargısız infaz çok kolay oluyor..
Hayır biz veterinerimizden memnunuz dedi..Akşam saat 9.30 a yaklaşıyordu tekrar aradım aklım şarap da kalmıştı,nasıl dedim yatıyor başında bekliyoruz dedi ..
Kendisine yarım saate yakın anlattım pet shopdan satın aldığınız bebekde bile bu tür riskler olabilir..
Siz bize araştırma yapıp geldiğinizi söylediniz ,aşısı başlanmamış henüz sokakdan gelmiş bebek köpeklerde her zaman risk vardır, Gonca hn da köpek sahibi olduğunu görüşmemizde söylemişti….(Tecrübeli olması gerekir diye düşündüm).
Barınaklarda sokaklardan gelen yavru bebeklerin yaşam ihtimali zayıftır..
Biz yedikule olarak bebekleri ayrı bölümde tutuyoruz ve ilk olarak eger iç ve dış parazitin zamanı gelmişse yapıyoruz ,özel gıdalarla besliyoruz ki yaşasınlar diye..
Bu kadar gönülden ilgi ve alakaya karşı, şarapla ilgili yazılan yorumlardaki haksız eleştiriler hiç de hoş değil.. Şunu bilmenizi isterim, insan bir yeri, kişiyi eleştirecekse önce bilgi sahibi olmalı ve tek taraflı dinlememeli ..
Efe bey sabah veterine gidip bizi aratacağını söyledi ve o gün hiç ses çıkmadı.. Ben bir sürü trafik kazası hasta gelmişken, annesiz bebekler akınına uğramışken, her gün onlarca köpek bırakmak için başvuran telefonlarla boğuşurken, köpeğini terk edecek kişileri, bırakmayın yazıktır diye ikna etmeye çabalarken o yoğunlukda , sadece şarap ı düşünecek halde olamazdımm, çünki geride 2000 kusur şarap var beni bekleyen, yardıma ihtiyacı olan..
Bir şarap için uğraşmaları doğal artık onların köpeği..Canım kadar seviyorum diyor efe bey daha 24 saat olmadan aldığı köpeği,
BEN 12 SENEDİR EMEK VERİYORUM NİCE ŞARAPLARA
demekki bu kadar çabuk bağlanabiliyor insan köpeğine.
Geçtiğimiz haftalarda Sahip Çıkalım! Türkiye’de barınak reformu hakkında 3 yazı yayınladı. Yayına hazır 2 yazımız daha var. Meral
Olcay ve diğer barınak yöneticileri ile barınak yönetimindeki idarecilerin bunları okumasını önemle tavsiye ediyoruz. Makaleler aşağıdaki linklerde bulunabilir.
TÜRKİYE’DEKİ BARINAK SİSTEMİ 1
TÜRKİYE’DEKİ BARINAK SİSTEMİ 2
TÜRKİYE’DEKİ BARINAK SİSTEMİ 3
Eğer bu konu sizi ilgilendiriyor, etkiliyorsa bu mesajın altına yorumlarınızı yazmayı ihmal etmeyin.
V. Larkhill
v.larkhill@googlemail.com

Ebru için Çiçekler: Gerçek Ortaya Çıkar
Bazı gerçekler o kadar çıplaktır ki, insanlar onlara acır ve biraz da olsa üstlerini örtmeye çalışır.
Edward R. Murrow
Beklendiği gibi, Animalia Kliniği’nden Dr. İlhan Gökgöl, nihayet ifadesini değiştirdi.
Basına geçen Cuma verdiği bir açıklamada, İlhan Bey Marmara’nın köpeği Ebru’nun Akut (Ağır) Travma’dan öldüğünü kabul etti.
Ebru yaşlılıktan ÖLMEDİ.
Ardından İlhan Bey, bir hafta önce Sahip Çıkalım tarafından açıklanan, korunmasız bir hayvana bir veya daha fazla kişi tarafından yapılan bir saldırının profiline tıpatıp uyan bir resmi tamamlamak üzere yaralanmaların ayrıntılı bir tarifini verdi.
Biz tesadüflere inanmayız. Bir binanın içine girmesine izin verilmeyen sokak köpeği Ebru’nun yüksek bir yerden düşmüş olabilmesi ihtimali yok denecek kadar azdır. Yaralanmaların şekli araba çarpması sonucu oluşabilecek yaralanmalara uymuyor. Yaralanmanın zamanı önemli değil.
Öte yandan, Marmara Oteli Ebru’nun yaşlılıktan öldüğünde ısrar ediyor.
Halkla İlişkiler felaketleri açısındanbu kolay unutulacak gibi değil. Halkla İlişkiler örtbası nadiren işe yarar, ve toplu iletişimin parmağımızın ucunda olduğu bir toplumda hiç yaramaz. Kötü Halkla İlişkiler, ne kadar çok olursa olsun, gerçeği saklayamaz. Gerçek her zaman kazanır
Dün saygın bir köşe yazarı Ebru’nun katilini bulmak için koyduğumuz USD 2,000 ödülü köpeğe Taksim Meydanında bir anıt dikmek için kullanmamızı önerdi, ve çok kimse bu fikri uygun buluyor. Sahip Çıkalım iki nedenle bu gibi planlara katılmamaktadır:
a) Biz bu işi yapan kişi veya kişilerin oralarda bir yerde olduğuna, ve yakında bulunacaklarına inanıyoruz.
b) Eğitim parayı harcamak için çok daha iyi bir yoldur.
Yarın, 8 Haziran Pazartesi günü, Sahip Çıkalım Marmara Oteli’nin sahipleri ve Animalia Veteriner Kliniği’nden Veteriner İlhan Gökgöl’e ulaşıp onları Türkiye’de Hayvanlara Kötü Muameleye karşı ülke çapındaki bir farkındalık kampanyasının ön saflarında olmaya davet edecek.
Bir hatayı kabul etmekte küçük düşürücü hiçbir şey yoktur. Marmara Oteli hiçbir şekilde Ebru’nun ölümünden sorumlu değildir, ama bu konudaki duruşunu en kısa zamanda değiştirmelidir. Bunu yapmaları bir zayıflık olarak algılanmayacaktır. Tam tersine, Ebru’nun ölümünün gerçek nedenleri konusunda nihayet aydınlatılmış olan halk bunu olumlu bir gelişme olarak görecektir. Şimdiye kadar gösterilen ilgiye bakılırsa, hem basılı hem de internet tabanlı medya da bunu olumlu bir ışıkta algılayacaktır.
Viktor Larkhill’in Sahip Çıkalım’ı medya tarafından ancak bir aptalın inanacağı akılalmaz yalanlarla suçlanmıştır. Hayvan ticareti, hayvan katliamı, hayvan kaçakçılığı… Hatta Marmara Otelinin müdürü tarafından köşe yazarı Ayşe Arman vasıtasıyla açıkça Avrupa Birliğinden milyonlarca Euro elde edebilmek için bir tiyatro sergilemekle bile suçlandık. Ayşe Arman’a cevabımız şuydu: SİZ buna gerçekten inanıyor musunuz? Maskeli bir adam tarafından yönetilen AB sponsorluğunda bir Facebook grubu… SİZ buna gerçekten inanıyor musunuz?
Saygılarımızla,
Viktor Larkhill

Gerçek her zaman kazanır


Flowers for Ebru: Truth Prevails
Most truths are so naked that people feel sorry for them and cover them up, at least a little bit.
Edward R. Murrow
As expected, Dr. Ilhan Gökgöl, of Animalia Clinic has finally changed in tune.
In a statement issued to the Press last Friday Mr. Ilhan finally conceded that Ebru, the dog of the Marmara died of Acute (Severe) Trauma.
Ebru did NOT die of old age.
Mr. Ilhan then proceeds to give a detailed description of the injuries, to complete a picture that, as announced by Sahip Cikalim already a week ago, fits perfectly the profile of an attack by one or more people on a helpless animal.
We don’t believe in coincidences. The chances that Ebru, a stray dog that was never allowed inside a building could have fallen from a high place are absolutely negligible. The nature of the injuries do not correspond with the nature of the injuries sustained on a car crash. The timing of the injury is irrelevant.
On the other side, the Marmara Hotel, continues maintaining that Ebru died of old age.
As PR disaster goes this is one of those that wont be forgotten easily. PR Spin seldom works and even less so in a society where mass communications are at the reach of our fingertips. No amount of bad PR can hide the truth.
Truth always prevails.
Yesterday a prestigious columnist suggested that Lets Adopt uses the USD 2000 reward offered to find Ebrus killer to build a statue to the dog in Taksim Square, an idea that is being currently considered by many.
Lets Adopt wont be involved in such plans for two reasons:
a) We are convinced the person or persons who did this are out there and will soon be brought to light.
b) Education is a much better way to spend the money.
Tomorrow Monday the 8th of June Lets Adopt will reach out to the owners of the Marmara Hotel and to the Veterinarian Ilhan Gökgöl from Animalia Veterinary clinic and invite them to be at the forefront of a nation-wide awareness campaign of awareness against Animal Abuse in Turkey.
There is nothing humiliating about admitting a mistake. The Marmara Hotel is in no way responsible for Ebru’s death, but it must quickly reverse its stance on this issue. Doing so would not be perceived as an act of weakness, on the contrary, the general public who has now been finally enlightened about the real causes of Ebru’s death, would perceive this in a positive manner. Judging by the interest shown so far, Media, both printed and internet-based, would also look at this in a good light.
Viktor Larkhill’s Lets Adopt was publicly accused by the media of a number of outrageous falsehoods that only a fool would believe. Animal trading, animal slaugthering, animal smuggling. We were even publicly accused by the Manager of the Marmara Hotel by way of Ayse Arman, the newspaper columnist of orchestrating a charade in order to seek millions of Euros from the European Union. Our reply to Mrs. Arman was: Do YOU really believe that? A EU sponsored Facebook group run by a guy with a mask… Do YOU really believe that?
Kind regards
Viktor Larkhill

Truth Prevails


Sevgili arkadaşlar,
Ebru’nun ölümünün ardından yaşadığımız karmaşa beklenen bir şeydi. Bu olayların normal gelişmesi, şaşkınlık, şok, kızgınlık, inkar, kabul etme ve sonunda da bazı şeylerin değişmesi, ve bu değişikliklere birey olarak bizlerin önayak olması gerektiğini farketmek.
Ebru’yu kimin öldürdüğünü bilmiyoruz, ama büyük bir travma sonucu öldüğünü biliyoruz. Bir gün bunu kimin yaptığını öğreneceğimizi umuyoruz. Ben bundan eminim.
Şimdi daha büyük resme bakmalıyız.
Ebru Marmara Oteli’nin koruması sayesinde uzun bir yaşam elde eden şanslı bir köpekti. Her sokak köpeği bu kadar şanslı olmuyor. Aslında çok azı öyle. Sokaktaki bir köpeğin ömrü 4-5 yılı geçmiyor, ve bu süre sürekli kötü muamelenin izlerini taşıyor. Bundan söz etmemem gerekirdi, ama edeceğim. Tekmelenerek öldürülen, işkence gören, yakılan, zincirlenen, küçücük yerlere kapatılan, bıçaklanan hayvanların sayısı inanılır gibi değil. Ülkenin her yanındaki hayvan sağlığı organizasyonları bu gibi olaylarla her gün karşılaşıyor. Bunu biliyoruz. Ancak kısıtlı zekaya sahip biri (ne yazık ki onlardan da çokça var) bunu inkar eder.
Bu olaylara sokaklarda kaybolmuş halde dolaşan onbinlerce terkedilmiş hayvanı da katmalıyız.
Bu sorun sadece Türkiye’nin sorunu değil. Özellikle Yunanistan, İtalya veya İspanya gibi Akdeniz ülkelerinde durum kötü.
Ancak biz Türkiye’ye odaklanacağız. Neden mi? Çünkü bu bizim ülkemiz, ve her birimizin kalıcı bazı değişiklikler yapabileceğimiz yer burası.
Ebru’nun trajik ölümü, ne kadar üzücü olursa olsun, bir amaca hizmet etmeli. Onun zamansız ölümü üzerine yükselen sesler kanunlardaki, ve daha da önemlisi, kanunların uygulanış şeklindeki değişiklikler olarak yansımalı.
Sahip Çıkalım organizasyon bünyesinde sadece hayvanlara uygulanan kötü muamelelerin saptanıp açıklanmasına adanmış bir bölüm oluşturacaktır. Biz yargılamayacağız, o işi yargıya bırakacağız. Ama bu gibi durumları ışığa çıkaracağız ve onları sonuna kadar ilan edeceğiz.
Bu seferberliğimizde bize yardımcı olacak gönüllülere ihtiyacımız var. Avukatlara, fotoğrafçılara, ve genelde etraflarında bu zulmü görmekten bıkmış ve bir şeyler yapabilmek isteyen insanlara ihtiyacımız var.
Özellikle üç durumu hedefleyeceğiz:
- Aşırı hayvan ihmali durumları
- Köpek dövüştüren organizasyonlar
- Hayvanların terk edilmesi.
Aynı zamanda:
- Hem barınaklarda, hem de özel evlerde hayvanlara kötü muamele / hayvan biriktirme olaylarıyla da ilgileneceğiz.
Özel bir email adresimiz var: abuse.letsadopt@gmail.com
Hayvanlara yapılan zulümden siz de bizim kadar nefret ediyorsanız lütfen irtibat kurun.
İletişim: v.larkhill@googlemail.com
Please join Animal Justice
http://www.facebook.com/group.php?gid=18394715517


Animal abuse: Time for change
Dear friends,
The turmoil we are witnessing in the aftermath of Ebru’s death was expected. Its the usual succession of events, surprise, shock, anger, denial, acceptance and in the end the realization that some things have to change and that those changes must be led by us as individuals.
We don’t know who killed Ebru, but we know she died because of massive trauma. We hope one day we will find out who did it. I’m sure we will.
We must now look at the bigger picture.
Ebru was a lucky dog who enjoyed a long life because of the protection or the Marmara Hotel. Not every stray dog is as lucky. As a matter of fact very few are. The average life of a dog in the streets its no more than four to five years, and those years are marked by constant abuse. I shouldn’t go into it but I will. The amounts of animals being kicked to death, tortured, burned, chained, confined, knifed, is staggering. Animal welfare organizations across the country deal with those cases on a daily basis. We know that. Only a oerson of limited intelligence would deny it (there are plenty of those amongst us infortunately).
To those cases we must add the tens of thousands of abandoned animals that we find wandering losts on the streets regularly.
This problem is not Turkey’s alone. It is specially bad in Mediterranean countries like Greece, Italy or Spain.
We are, however going to focus our attention in Turkey. Why? Because this is our nation and because here is where, each one of us, can make lasting changes.
The tragic death of Ebru, sad as it is, must serve a purpose. The outcry created by her untimely death must translate on changes in the law, and most importantly on the way the law is applied.
Let’s Adopt will create a separate section within its organization solely dedicated to exposing and uncovering cases of animal abuse. Our purpose won’t be to judge, well leave the judicial powers to that. But we will be bringing to light such cases and publicise them to the full extent.
We will require volonteers to join us in this quest. We will need lawyers, photographers and in general people who are tired of seeing such cruelty around and would want to do something.
We will target four cases specially:
- Extreme cases of animal neglect
- Dog fighting organizations
- Animal abandon.
- Abuse in shelters/animal hoarding
We have set up a special email address: abuse.letsadopt@gmail.com
If you hate animal cruelty as much as we do please get in touch
Contact: v.larkhill@googlemail.com
Please join Animal Justice
http://www.facebook.com/group.php?gid=18394715517


Let’s Adopt, rules of the Game
Dear members,
As the groups grow so do our reach and our ability to find homes for animals in need. Unfortunately our problems grow as well, group members who don’t really understand the way the group works, DEMAND our help and animals end up dumping on us.
In order to avoid the repeat of this situations here you have the Rules of this Group, our code of conduct, the procedures that make the difference between this group and all others, the stuff that makes us “unique”.
a) Where do we get the dogs in Viktor Larkhill’s portfolio?
The dogs come from all over Turkey and from a variety of sources.. Animal rescuers who have saved an animal and are now looking for a home, veterinarians who have an animal whose owner has “disappeared”, petshops who have failed to sell an animal and want to give it away instead of killing him, animals that have been found wandering in the forest, or the highways, people who were given a dog and after a week want to get rid of it.
Let’s Adopt is here to assist (and educate) animal lovers.
We also do our own rescues. Periodically we have to intervene in cases of animal abuse, in most cases at the hands of “animal lovers”.
There are only two cases we refuse:
- someone decides to have puppies and now doesn’t know what to do with them.
- someone wants us to help find a family for an animal but doesn’t trust our judgement and wants to have the final word on where the animal goes.
Every other case we will always help with.
b) What to do if you find an animal.
Here are our rescue procedures:
- NEVER take an animal to a shelter. NEVER. DONT DO IT!!
The word “shelter” stands for protection, care, safety. In Turkey shelters are (with one or two exceptions) abject places run by animal hoarders assisted by insensitive, lazy and unmotivated municipal employees where dogs are fed a menu consisting of stale bread and garbage. If this depended on me all shelters in Turkey would be closed, and a large number of its managers would be charged with animal cruelty.
What those places do is, in the vast majority of cases, unspeakable.
- Injured animal: take him to a vet and treat him from his injuries. If the dog can survive on the streets, return him where you found him. If the dog has clearly been abandoned or you consider that he cannot survive out there and that he has already suffered enough then we’ll rehome him.
- Dogs to be rehomed by Let’s Adopt: First of all you, as the rescuer will assume full responsibility for the safety of the animal until we find him a family. You could keep him a home, or put him on a pension or, if available, we will try to find a foster home (this is why foster homes are so important).
We do all we can so that the dog is rehomed as quickly as possible but this doesn’t always depend on us.
You need to send us at least 10 pictures of the animal. The pictures have to be of good quality. The better the pictures are the bigger the chances of finding a home for the animal. If we think the pictures are not good enough we will try to send a photographer to you but that is not always possible and it will delay things.
Every cost, medical treatment, neutering operation, pension costs, transportation costs to the animal final home are to be covered by the rescuer. Let’s Adopt is run with the money of a handful of volunteers, therefore we cannot accept to cover the expenses of animals brought in by private rescuers.
“To rescue” a dog means to assume full responsibility for that animals life and provide for his every need until a suitable family is found. Very few people understand this and more often than not we are the ones left with the financial burden.
Let’s Adopt won’t make exceptions to this rule.
Let’s Adopt has set up a Fund, Simba’s Fund, whose goal is to finance life saving surgical procedures on animals who have no “rescuer”. In all other cases the cost will have to be covered by the rescuer.
- The responsibility for finding a home, screen the applicants and, very important, the final decision of who gets to adopt the animal lies on the management of Let’s Adopt. We assume full responsibility for our decisions. Our only priority and interest is to help the animals, our decisions are taken with only that goal in mind.
I hope this has answered all your questions. Please don’t hesitate to contact me if you want to get further involved in our work.
Best
V
v.larkhill@googlemail.com
27
Jack… a labour of love

This is a very special cat, a labour of love.
Jack was found in a municipal shelter. At first we thought he was dead. He was lying on the floor unconscious. His face was covered in
blood and his right eye was hanging close to his mouth. When we asked what happened the illiterate municipal worker told us that he had been attacked by a dog a week ago but he couldnt be treated because the vet was very busy.
So, we took the cat out of that shithole and we took him to Ali Ulker, our vet.
Over the last month he has been treated from his horrific injuries and is now totally recovered. As you can see in the pictures he has a
lovely and sweet character and absolutely loves to sit on peoples laps and purr.
Jack needs to go to a proper home and start a new life again.
Jack found a home amongst a Lets Adopt member..


Where to sign in? Here… :-)
Join our new Facebook Page
Making dreams come true
Let’s Adopt TV
Let`s Adopt Network!
Let’s Adopt! Community Map
Follow us on Twitter
Recent Posts
- Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Let’s Adopt! Testimonials
- Lady, a kitty torn apart in Istanbul
- Open your eyes Dolores!
- Saving Otto: an Amazonian Rescue
- Ajoo, The far edge of pain
- Children of Nashville robbed of their souls
- Tom and Jerry, a story of love and cruelty
- Operation No-Kill Nashville
- The rescue of the Nashville Nine
- Death by the Lake
- Rescuing 15 puppies from HELL
- Saving Benji and the kitties
- Zoe, a Greek Goddess
- Sometimes, the freshly skinned animal blinks..
Recent Comments
- Viktor Larkhill on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Burcu on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Terri Hughes on The Butcher of Hyderabad
- Dawn on The Butcher of Hyderabad
- MARCHAL on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Viktor Larkhill on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Pami on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Viktor Larkhill on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Martina on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Carin Zellerman on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Viktor Larkhill on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- from UK on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Viktor Larkhill on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Ekaterina on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
- Viktor Larkhill on Persian cat brutally injured at Hairdresser salon
Archives
- December 2011 (1)
- November 2011 (5)
- October 2011 (4)
- September 2011 (7)
- August 2011 (7)
- July 2011 (2)
- June 2011 (9)
- May 2011 (8)
- April 2011 (8)
- March 2011 (3)
- February 2011 (6)
- January 2011 (10)
- December 2010 (6)
- November 2010 (3)
- October 2010 (6)
- September 2010 (12)
- August 2010 (15)
- July 2010 (17)
- June 2010 (12)
- May 2010 (23)
- April 2010 (23)
- March 2010 (26)
- February 2010 (31)
- January 2010 (23)
- December 2009 (60)
- November 2009 (44)
- October 2009 (12)
- September 2009 (27)
- August 2009 (20)
- July 2009 (31)
- June 2009 (25)
- April 2009 (6)
- March 2009 (2)
- February 2009 (1)
- December 2008 (1)
- November 2008 (1)
- October 2008 (4)
- August 2008 (5)
- July 2008 (5)
- June 2008 (4)
- May 2008 (21)
Our Trusted Vets
Social Media Advisors
Please share this blog!



















