12
Bir Bonus
Mat Tiyatro‘daki arkadaşlarımız 26 Mart Cuma günü sahneye koyacakları bir oyun için bize 40 adet bilet verme kibarlığında bulundular.
Max Aub‘un klasik eseri Örnek Suçlar, cinayet fenomeninin anlamsızlığını işliyor.
Suçlar, İntiharlar, Gastronomik ve Kitabeler olmak üzere dört bölüme ayrılmış bu metin, alelade ve çoğu kez rastlantısal olarak gerçekleşmiş eylemleri ironik bir şekilde yücelten kısa itiraflardan oluşuyor.
Detaylar BURADA
Elimizde sadece belirli sayıda bilet olduğu için, koltuklar, bağışladıkları miktara bakılmadan, Simba Fonu‘na katkıda bulunan üyelerimize ayrılacak.
Ben biletler için bir fiyat belirlemeyeceğim ve cömertliğinize güvenerek bu seçimi size bırakacağım; İstanbul’da tiyatro biletlerinin 30 ila 80 tl arasında değiştiğini ve Simba Fonu‘yla halihazırdaki kampanyamızın amacının, burada kimsenin istemediği köpekleri yurtdışında buldukları yuvalarına ulaştırmak olduğunu aklınızda tutmanızı rica ediyorum.
Katkıda bulunduğunuz miktar ne olursa olsun en fazla iki bilet alabileceksiniz.
Başvuruları tüm koltuklar dolana kadar kabul edeceğiz, o yüzden acele edin!
Viktor Larkhill
viktor@myletsadopt.com
12
A cultural bonus
Our friends at Mat Tiyatro have kindly offered us 40 tickets to attend a play on Friday, March 26.
The play, Exemplary crimes, by Max Aub is a classic text that examines murder revealing its absurdity. Divided into four parts—Crimes, Suicides, Gastronomical, and Epitaphs—the play is a collection of brief confessions that ironically elevates mediocre and oftentimes accidental acts to a level of admiration.
Because we only have a limited number of tickets, seats will be reserved for people who will contribute to the Simba Fund, regardless of the amount.
Theatre Ticket prices in Istanbul vary from 30 to 80 lira, bearing in mind that the goal of the Simba Fund and our current campaign is to fly handicapped dogs that nobody wants here to their homes found abroad, I will not ask for any specific amount and leave that choice up to you whilst appealing to your generosity.
Regardless of the amount you contribute with you will get a maximum of two tickets.
We’ll accept applications until all the seats are allocated, so hurry…
Viktor Larkhill
viktor@myletsadopt.com
12
Coco’nun şansı!
Sevgili Arkadaşlar,
Çoğunuz Coco‘yu hatırlarsınız…
Yol kenarında felçli bir halde bulunmuştu. Omurgasında bir kurşun olduğunu saptamıştık.
Çoğu insan onu ya bir Belediye barınağına bırakır ya da uyuturdu. Onun için en iyimser senaryo hayatı boyunca bir tekerlekli sandalyeyi ardından sürükleyerek yaşamaktı.
Ama biz öyle yapmadık…
Lütfen BURAYA tıklayın ve Coco’ya ne olduğunu görün. Almanca da olsa, lütfen videoyu sonuna kadar seyredin; söz gerektirmeyen nadir durumlardan biri bu. Size GARANTİ ederim, sevinçten ağlayacaksınız.
Bu operasyona katkıda bulunan herkese teşekkür ediyoruz; sizler olmasaydınız bunu başaramazdık.
Halihazırda kurtardığımız köpeklerden bazılarını yurtdışında bulunan yuvalarına göndermek için uğraşıyoruz. Eğer bu operasyonun bir parçası olmak isterseniz, Simba Fonuna yapacağınız katkı için müteşekkir oluruz.
Sevgiler
Viktor Larkhill
Viktor@myletsadopt.com
12
Coco’s luck
Dear Friends,
Most of you remember Coco…
She was found paralyzed by the side of the road. We looked for the reason and found out she had a bullet lodged in her spine.
Most people would have either dumped her in a Municipal shelter or put her to sleep. The best case scenario for her would be to live attached to a wheelchair.
Not us….
Please click HERE and see what happened with Coco…Please watch the video till the end. It is in German but this is one of those occasions where images speak for themselves. I can GUARANTEE you will cry with joy.
We thank all of those who were involved in this operation, we couldn’t have done anything without you.
We are currently working on the process of sending some of our rescues to their final homes overseas. If you want to be a part of it we will be thankful for your contribution to the Simba Fund.
Best
Viktor Larkhill
12
Beni Evime Uçurun
Alex İzmir’de doğdu.
Hayatının ilk haftalarını annesiyle, muhtemelen bir evin arka bahçesinde geçirdi.
Kısa zamanda, kendini kuyruk sallayarak yemek dilendiği sokaklarda buldu.
Yumuşak doğası ve arkadaş canlısı karakteri onu yerel balık lokantalarının maskotu yaptı; lokantalar Alex’i her gün yemek artıklarıyla besliyorlardı.
Alex’in evi yoktu ama o mutlu bir köpekti.
Her şey bir sabah kuvvetli bir darbe ardından gelen yakıcı bir acıyla son buldu.
Alexander bir barınakta gözlerini açtı. Bacaklarından biri kesilmişti. Orada bir hafta daha kalmasına izin verildi ama sonra tekrar sokaklara atıldı.
Alex gibi köpeklere Türkiye’de yer yok. Köpekler burada bir sosyal statü göstergesi. Köpekler mükemmel olmalı. Ortalama bir Türk ailesi sadece mükemmel bir köpeği kabul edebiliyor.
Alex üyelerimizden biri tarafından kurtarılıp bir pansiyona yerleştirildi. Aylardır orada kalıyor, yaraları iyileşiyor, yeni hayatına alışıyor.
Bu videoda şu an ne durumda olduğunu görebilirsiniz.
Alex artık bir sokak köpeği değil. Ona Belçika’da bir aile bulduk. Orada başka bir köpek ve üç kedi eşliğinde, muhteşem bir evde, harika bir aileyle yaşayacak. Burada böyle bir aile bulamadık. Onu hiçkimse istemedi. Bazı “hayvanseverler” bir Türk köpeğin Türkiye topraklarında ölmesi gerektiğini söyleyecek kadar ileri gittiler…Buna inanabiliyor musunuz?
Alex’i ve diğer köpekleri evlerine ulaştırmak için yardımlarınıza ihtiyacımız var. Şu anda Alex, Tiny, Bertha, Hope, Pipas ve onlar gibi birçok köpeği yurtdışındaki yuvalarına götürmek için yardım topluyoruz.
Alex’in size ihtiyacı var. Lütfen bloğumuzun sağındaki Chip in logosuna ya da doğrudan buraya tıklayın ve onu yeni evine ulaştırmamıza yardım edin. Miktar ne kadar az olursa olsun, bu muhteşem hayvanların yeni ailelerine kavuşmalarına bir katkıda bulunacaktır.
Lütfen onlara yardımcı olun…
Viktor Larkhill
Not: BURADA daha önce yurtdışına giden köpeklerimizin resimlerini görebilirsiniz… hepsinin inanılmaz hikayeleri var…
11
Fly me Home
Alex was born in Izmir, Turkey.
His first weeks were spent with his mother, probably in someone’s backyard.
Soon he found himself on the streets, wagging his tail begging for food. His sweet nature and friendly character made him a favourite with the local fish restaurants who made sure there were always some left overs for him.
Alex didn’t have a home but he was happy.
Everything ended that one morning, a strong impact followed by a intense burning heat.
Alexander woke up in a shelter. His leg was missing. He was allowed to stay there for a week but was them dumped on the streets again.
There are no homes for dogs like Alex in Turkey. Dogs are a status symbol in this country. Dogs need to be perfect. Nothing less than perfect will do for the average turkish household.
Alex was rescued by one of our members and placed in a pension. He has been staying there for months, recovering from his injuries and getting used to his new life.
In this video you can see how well he is doing.
Alex is not a street dog anymore. We have found him a family in Belgium. He will be living there with one other dog and three cats in a magnificent home with an incredible family. We couldn’t find anybody like this here.
Nobody wanted him.Some “animal lovers” went as far as saying that a Turkish dog should die on Turkish soil… would you believe that?
We need your help to fly Alex and other dogs like him home. We are currently raising funds to cover all the procedures of geting Alex, Tiny, Bertha, Hope, Pipas and others in their new homes overseas.
Alex needs you. I would please ask you to go to our Chip In on the right side or the blog or click directly here and help us getting him to his new home. Any amount, no matter how small will help getting these wonderful animals to their new families.
Viktor Larkhill
Note: HERE you can see some of the dogs that found a home overseas… all of them incredible stories..
10
An act of defiance
As most of you may know by now, Brindi’s fate is still on hold pending behavioral assessment. The court has been adjourned until April 16.
Canadian Press has finally taken up the issue and Brindi’s case is now enjoying widespread coverage. Social Media has proved once again that a message is conveyed much more effectively through the voice of the community than traditional press releases.
We have received hundreds of e-mails requesting information as well as our point of view on this issue.
Vaughan Black, a professor at the Schulich School of Law at Dalhousie University, said the case is important because dog owners seldom actually contest the euthanasia of their dogs. “My sense is there’s not a lot of precedents on this simply because given the cost of this, and hiring lawyers, most people … don’t go to court the way Ms. Rogier is doing,” he said.
This is precisely what made Let’s Adopt! take up this case. What we have here is a woman fighting, against all odds, to save the life of her dog and have her returned home safely. We have someone fighting for what is right, against an unholy alliance of municipal officials and “animal welfare organizations” like the Canadian SPCA that like in so many other cases have betrayed their very own founding principles.
Brindi and Francesca have become symbols of a fight against oppression and discrimination that affects every single dog owner in Canada and the States. The vast majority of people would have yielded and allowed Brindi to be killed by lethal injection. Not Francesca. She stood on her ground and fought; her actions resulted in the changing of the law and the widespread questioning of a system that needs to be changed.
It all started with David and Goliath… and we know what happened with those two in the end.
Viktor Larkhill
Let’s Adopt!
9
Missy, acı bir ders
Sizlere güzel hikayeler, insanın içini umutla dolduran başarı öyküleri anlatmayı seviyoruz.
Ama bugün farklı olacak.
Bugün size hayvan kurtarma operasyonları sırasında karşılaştığım en acı verici hikayelerden birini anlatacağım. Bu hikayeyi paylaşmamın sebebi ne koşullarda, nasıl bir sistemle çalıştığımız, sahiplendirmeyle ilgili kurallarımızı nasıl belirlemiş olduğumuz ve neden bu kurallarda herhangi bir istisna kabul etmediğimiz konusunda ufak bir fikir sahibi olabilmeniz.
Missy iki sene önce bir SHKD gönüllüsü tarafından kurtarıldı. Çok sevimli, iyi huylu, yumuşak, dişi bir köpekti. Barınağa geldiğinde cinsel istismar belirtileri gösteriyordu. Tecavüze uğramıştı.
Tecavüzcü kurbanını iyi seçmişti. Missy karşı koyamayacak kadar yumuşak başlı ve sessizdi. SHKD aylarca bu köpek üzerinde çalıştı, onun iyileşmesini kendilerine misyon edindiler, köpeğin kendine güveninin yerine gelmesini
sağladılar.
Let’s Adopt hayatına yeni başlamıştı…Sadece birkaç üyemiz, çok fazla fikrimiz vardı.
Missy‘nin fotoğrafını facebook profilime ekledim ve o günlerde grubumuzda bulunan 400 civari kişiye bir e-mail gönderdim.
Birkaç saat içinde üyelerimizden birinden bir e-mail aldım. Üyenin adı Hakan Bozkurt’tu. İyi bir adama benziyordu; köpeğinin yaşlılıktan öldüğünü ve onu nasıl da özlediğini anlattı bana… Çocuğu için bir köpek sahiplenmek istiyordu. Cins hiç önemli değildi.
Onu sevmiştim.
Barınakta buluştuk, yanında çocuğu ve bir arkadaşıyla geldi.. İyi insanlardı, hayvanseverlerdi, kibardılar. Missy‘yi sevdiler, Missy de onları sevdi.
Ailenin iletişim detaylarını aldık, köpeğin hikayesini anlattık; adam bu konuda deneyimliydi, biz de ona güvendik.
Böylece Missy küçük kuyruğunu sallayarak arabaya atladı; hayatının en güzel günlerinden biriydi bu.
Hemen o gece onları aradık…Missy çocukla birlikte uyuyordu. Bize fotoğraflar gönderdiler…Her şey harikaydı!
Bir hafta sonra işlerin nasıl gittiğini öğrenmek için tekrar aradık…Telefonu Hakan Bozkurt açtı. Sarhoştu.
Bize Missy’nin üç gündür kayıp olduğunu söyledi. Köpek kaybolmuştu.
Altı yaşındaki çocuğu Missy’yi sokakta tasmasız gezdiriyormuş, o esnada bir kamyon geçmiş, çocuk korkup kaçmış.
Kendisi Missy’yi aramak için HİÇBİR ŞEY yapmamıştı. Hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam etmişti.
Missy’yi üç gün boyunca her yerde aradık. Bütün barınakları, sokakları gezdik, her yere posterler yapıştırdık.
Hiçbir sonuç alamadık.
Missy’nin bir yerlerde harika bir aileyle ve huzurlu bir evde mutlu bir yaşam sürdürdüğüne inanmak isterim ama bu sadece kendini kandırmak olur.
Muhtemelen Missy öldü. Eğer ölmediyse de bir inşaat alanında çöplükten yiyecek arayarak hayatta kalmaya çabalıyordur ya da bu gitgide genişleyen uçsuz bucaksız şehrin ormanlarından birine bir belediye tarafından atılmıştır.
İşte böylece Missy öldü…ve ben bu konuda hiçbir şey yapamadım. Ama yapabildiğim bu olaydan bir ders çıkarmak oldu; sahiplendirmede ortaya çıkabilecek problemleri en aza indirgeyen bir sistem geliştirdim. Topluluğumuzu genişletirken bir yandan da başarılı sahiplendirmeler gerçekleştirmemizi sağlayacak bir dizi kural…
Sahiplendirmede geçerli üç ana kuralımız işte böyle doğdu:
1. Ailenin halihazırda bir hayvanı olmak ZORUNDA.
2. Hayvan bahçede değil evin içinde aileyle yaşamak ZORUNDA.
3. Hayvan çiğ etle beslenmek ZORUNDA.
Let’s Adopt! bünyesinde yapılan her sahiplendirme benim tarafımdan
onaylanmak zorunda ve hangi aileyle sahiplendirme için konuşsam
aklımda her zaman Missy var.
Missy’ninki acı verici bir başarısızlık hikayesiydi… Ama dersimizi aldık ve binlerce hayvanın kurtarılmasını sağlayan bir sistem yarattık.
Eğer ileriye dönük adımlar atmak istiyorsak başarısızlıkları da kabullenmeye hazır olmalıyız. Bu hepimiz için, yaptığımız her işte geçerli.
Bunu asla unutmayın.
9
Missy, a painful lesson
We love to tell a good story, a successful story, a story that fills up with hope.
But today we won’t.
Today I’m going to tell you one of my most painful stories in animal rescue. I’m doing this so that you get a glimpse of how it is to do what we do, every day and so that you understand why our adoption rules are what they are and why we cannot make exceptions.
Missy was rescued by one of the SHKD volonteers two years ago. She was a a wonderful sweet gentle and kind female dog. She arrived to the shelter with signs of sexual violence. She had been raped.
The rapist chose its victim well. She was too kind and gentle to fight back.
For months SHKD worked on her, made her recover from her ordeal, brought her confidence up to speed.
Let’s Adopt! had just been created.. we had just a few members, lots of ideas.
I put up Missy’s pictures on my profile and sent an email to the 400 people or so that made up the group in those days.
A few hours later I received an email from a member. His name was Hakan Bozkurt. Nice guy. told me how he had a dog but had died of old age and how he missed him so much.. wanted to adopt another animal for his child. Any breed would do.
I liked him.
We met at the shelter, he came with his kid and a friend.. they were lovely people, animal lovers, kind and sweet. They liked Missy and Missy liked them.
We got his details, explained all about the dog, he had experience, we trusted him.
So Missy jumped on the car, wagging her short tail, one of the happiest days in her life.
We called that night.. Missy was sleeping with the kid. He sent us some pictures… wonderful!
One week later we called to check how things were going… the guy answer the phone. He was drunk.
He told us that Missy had been missing for three days. She was lost.
Apparently her six year old kid was walking her on the street without a leash, a truck passed, she got scared and run away.
He had done NOTHING to look for her. Nothing. Life continued as normal.
We spent three days looking for Missy all over the area. We checked every shelter, every street, we put posters everywhere…
Nothing.
I would love to think Missy is still alive and in a nice home with a wonderful family, but thinking so would be delusional.
Chances are Missy is dead. And if she is not dead she is trying to survive eating garbage in some construction dump, or dumped at the forest by one of the municipalities in this vast sprawling city.
So Missy was dead… nothing I could do about it.
But what I could do was to learn the lesson and to create a system that minimizes adoption risk. To create a set of rules that secured successful adoptions whilst at the same time helping us enlarge the community. And that is precisely what I did.
This is how we came up with our three basic adoption rules:
1. Family MUST have an existing animal.
2. Animal MUST live inside the home, not on the garden.
3. Animal MUST be fed raw.
Each and every adoption in Let’s Adopt! must be approved by me, and every time we screen a family I have Missy on my mind.
Missy was a failure and a painful lesson… but we learned from it, and created a system that saved thousands.
We must be ready to accept failures if we want to move forward…. and this applies to all of us, in all we do.
Never forget that.
5
İkiyüzlüler Birliği
İkiyüzlü: Olmadığı halde ahlaki veya dini inançları, prensipleri varmış gibi davranan, özellikle de davranışları belirtilen inançlara ters düşen kimse.
Bu yazıyı sevmeyeceksiniz. Büyük ihtimalle bu yazıda kendinizden birşeyler bulacağınız ve gerçekler böylesine açık saçık ortaya döküldüğünde acı verdiği için. Yine büyük ihtimalle insanlar bana korkunç şeyler yazıp belki de küfredecekler, ama sakıncası yok.
Bu yazı sadece tek bir kişi tarafından değil koskoca bir grup “hayvansever” tarafından kurtarılan iki yavru köpeğe ev bulmaya çalışmak üzerine. Bu yazı Hope & Pipas hakkında.
İstanbul’un dışında bir bölgede yerde sürünürken bulunan Hope ve Pipas neler olduğunu hiç merak ettiniz mi? İkisini de durumu kritikti. İkisi de ameliyat geçirdi. Hope’un kalçası ve bacağı kırıktı. Pipas’ın ise paramparça çenesi doku nakliyle eski haline getirildi. Ameliyat masrafları küçük katkılarda bulunan pek çok insan sayesinde ödenebildi. Başarmıştık!

Bunlar 4 ay önce oldu. O zamandan beri veterinerlerimizden birisinin kliniğinde, kafesin içinde geçiriyorlar zamanlarını. evet, sık sık dışarı çıkıp mutlu mesut koşturabiliyorlar.
Hope ve Pipas, kendilerini kurtaran grubun çoğunluğunu ikiyüzlülerin oluşturması nedeniyle hayatlarının en güzel günlerini kafeste geçiriyorlar. İstanbul’daki hayvanseverlerin (bir kaç istisna dışında) çoğu çok konuşup az iş yapan insanlar. Bu gruptakiler, “cins hayvan” tutkusuyla bir araya gelmiş, kendi egolarına hizmet eden, etrafa “hayvansever” olduklarını iddia ederken sevdikleri şeyin sadece kendi köpeklerinin onlara verdiği his olan insanlar.
Sizlerin büyük bir çoğunluğu için önemli olan hayvanınız değil, sadece SİZLERSİNİZ.
Hayvanseverlerin merhametle çabaladığını düşünürüz ancak nadiren görülen bir durumdur bu. Her hafta binlerce e-posta alıyorum, ve inanın merhamet, hayvanseverlerin aklındaki son şey. Gördüklerim; aciliyet, kurtarmaların sorumluluğunu yüklenememe, ve bu yükü derhal bir başkasına aktarmaya çalışma…
Okuyucularımız”hayvansever” sıfatını rahatlıkla kullananlardan nasıl hoşlanmadığımı iyi bilirler, ancak beni en rahatsız edenlerin başında hipokratlar geliyor.
Yanlış anlamayın, her gün bu gezegendeki en müthiş insanlarla çalışma onuruna sahibim (evet, onlar sizlersiniz), öyle insanlar ki cömertlikleri ve adanmışlıkları gerçek farklar yaratıyor. Onlar bunu biliyor, ben de biliyorum. Bu da bize yeter.
Ya geri kalanlar? Tamamen yararsız…
İşte o yüzden bu mesaj seçkin bir grup insana; yardım edebilecek, hatta yardım edemeyecek olsa bile yine de elinden gelen neyse yapacak insanlara. Çünkü onlar başka. Onlar, harekete geçenler, sorunları çözenler, fark yaratanlar.
Hope ve Pipas’ı geçici veya kalıcı olarak sahiplenin, Eve gitme zamanları geldi.
Viktor Larkhill
viktor@myletsadopt.com
Countdown for Brindy
- No dates present
Help us fly Alex home…
Let`s Adopt Network!
Let’s Adopt! Community Map
Follow us on Twitter
Recent Posts
- Bir Bonus
- A cultural bonus
- Coco’nun şansı!
- Coco’s luck
- Beni Evime Uçurun
- Fly me Home
- An act of defiance
- Missy, acı bir ders
- Missy, a painful lesson
- İkiyüzlüler Birliği
- A community of Hypocrites
- Let’s Adopt!: We open minds
- Sahip Çıkalım!: Yeni pencereler açıyoruz
- 7. Gün. Brindi: Yanlış bir önerme
- Day 7. Brindi: A wrong proposition
Recent Comments
- Eylem on Coco’s luck
- cinzia on Coco’s luck
- Sharon on Coco’s luck
- joyce micaleff on A cultural bonus
- hevy on Beni Evime Uçurun
- Iris Neuwirth on Coco’s luck
- Sissy on A cultural bonus
- Doris Lamprecht on Coco’s luck
- Doris Lamprecht on Coco’s luck
- sujen maloney on Fly me Home
- Mar on Coco’s luck
- Lale Erguner on Coco’s luck
- maeshelle on Coco’s luck
- Janette on Coco’s luck
- Viktor Larkhill on Alexander: Three Legs and a BIG Heart
Archives
- March 2010 (19)
- February 2010 (33)
- January 2010 (24)
- December 2009 (60)
- November 2009 (45)
- October 2009 (12)
- September 2009 (27)
- August 2009 (20)
- July 2009 (31)
- June 2009 (25)
- April 2009 (6)
- March 2009 (2)
- February 2009 (1)
- December 2008 (1)
- November 2008 (1)
- October 2008 (4)
- August 2008 (5)
- July 2008 (5)
- June 2008 (4)
- May 2008 (21)
Our Trusted Vets
Social Media Advisors
Please share this blog!






![Reblog this post [with Zemanta]](http://img.zemanta.com/reblog_e.png?x-id=4c942887-b6bf-49d4-90cf-c5f977e92469)

![Reblog this post [with Zemanta]](http://img.zemanta.com/reblog_e.png?x-id=884bd486-642f-4d32-b04f-797eb03d80a5)












