25
Rescuing Fatih Mosque cats

Fatih Cats rescued
We are going to Fatih Mosque tomorrow.
We will be able to pick up 3 cats.
Two of them will go to foster homes and one will stay with us until homed.
We invite all our members to do their uttermost to save at least one life out of that hell, that is the garden of a most holy place. Let this be your New Year’s resolution.
Be proud to say “This year, I have saved a life”. After all, how many people can say this?
Do it now, before it is too late.
Merhaba…
İşte Bella’nın resimleri…
Ona deli gibi bir kalıcı veya geçici ev arıyoruz.
Şu anda bir klinikte, bir kafesin içinde kalıyor…
Sadece 3 kilocuk bir köpek bu… Lütfen yardım edin!
Lütfen hemen benimle bağlantıya geçin.
v.larkhill@googlemail.com
—

Bella
Hello…
Here we have new pictures of Bella.
We are desperately looking for a home for her, final or foster.
Today she has been dumped at a veterinary clinic. She will be living on a cage from now on.
At least help us by fostering. For God sake, this is not a Great Dane, she is only three kilos, please help.
Please contact me urgently.
Viktor
V.larkhill@googlemail.com
16
PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Pıtırcık’tan mektup var
Mektuplarınızı çok seviyorum. Sadece beni oturup yazma zahmetinden kurtardığı için değil bizim gibi kedili köpekli cümbür cemaaat yaşayan birçok mutlu aile olduğunu gördüğümüz için. Bu hafta Pıtırcık’ın mektubuna yer vereceğim. Bu arada yine böyle mutlu ailelerden ‘Yatakta5Kişi’ tayfasını tebrik ederim. Aileye yeni bir kız bebek (iki ayaklılardan) katılacakmış. Harika haber! Şimdi sizleri Pıtırcık’ın mektubuyla baş başa bırakıyorum.
“Sevgili Pişo,
Sana daha önce de yazdığımız gibi evde büyük bir üstünlük sağlamış durumdayız. Adam ve kadın sadece biz izin verirsek koltuğa, kanepeye ilişebiliyor, yataklarında uyuyabiliyorlar. En sıcak ve etrafa hâkim noktaları, mesela buzdolabının, DVD player’ın üstünü, kaloriferin dibindeki sepeti, masanın üstünde, içinde bir vakitler ne güzel elbirliğiyle yediğimiz bir saksı siklamen olan tahta çanağı falan asla onlara kaptırmayız. Evde iki de manasız köpek var. Bunlar Maximillian ve Esmeralda. Kadının edebiyat tutkusu nedeniyle köpeklerin hepsinin garip garip isimleri var. Adamın evindeki altı köpeğin arasında Nobel ödüllü Doris Lessing bile var ama bu ayrı bir yazının konusu. Ben ve arkadaşlarım son zamanlarda dışarı çık(a)mıyoruz. Malum, havalar soğudu, yağmurlar başladı. Yaşlı ablalarımızdan biri hapşırmaya başladı bile. Aslında sabah itiş kakış mamamızı yedikten sonra biraz ağlıyoruz kapının önünde bizi çıkarsınlar diye ama kadın çok kararlı. Adam yumuşatmaya çalışsa da ‘Üşütürler’ diyor da başka bir şey demiyor. Adam bizim kürkümüzden, Sibirya kaplanlarından falan bahsedince de garip garip gülüyor. Aynı gülüşü adam ‘Kumu ben de temizlerim, ne varmış!’ dediğinde de görüyoruz, ama bu kadar sık değil.

Dr. Doom
Neyse, bizim eve son zamanlarda birkaç arkadaş daha geldi. Aslında 12’ydik kısa süre öncesine kadar. Sonra yazın başında buralara terk edilen, beyaz kız arkadaşımız ilk yağmurlu günde hoooop içeride aldı soluğu. Olduk 13. Fark etmez dedik yürüdük ama masanın üstündeki güzelim çanak da gitti bu arada. Bu arkadaş hep orada yani. Arkasından baktık ki kadının kapının önüne inşa (!) ettiği evlerden birinde kalan benekli ufaklık arka odadaki büyük yatakta, kadının her gün üşenmeden geometrik bir düzene göre dizdiği yastıkların arasında uyuyor. Bu yarı boy arkadaş da ailemize girdikten sonra 13.5 olduğumuzu söyledi herkese kadınla adam. Biz matematikten pek anlamıyoruz, öyle diyorlarsa öyledir neticede. Yine yağmur yağıyor. Ev sıcak ama dışarıda durum parlak değil. Pencerelerdeki karton kutular, kapının önündeki eften püften evcikler kardeşlere yetmiyor artık. Adam da Facebook’tan ona buna mesaj gönderip ev bulmaya çalışıyor. Sonuç, sokaktaki arkadaşlardan biri daha, Çak Çak, dün gece itibarıyla bizde kalmaya başladı. Hemen mamanın, kumun, suyun yerini çözdü, yastıklarımızı keşfetti, en yumuşak olanına çöreklendi… Keşke herkes evine sokaktan bir kedi, bir köpek alabilse. O zaman hepsini bizimkiler almak zorunda kalmaz.
Şimdi kaç kişi olduk dersen (Yani biz kediler olarak, gerisi kimin umurunda!) 13.5+1.5=15. Bu arkadaş biraz cüsseli biri de. İyi haftalar kardeş,
Pıtırcık…”

MAXY!!!
Kuvvetle muhtemel, dünyadaki en tatlı bebek…
Henüz 10 günlükken kurtarıldı…miniminnacıktı, ismini MAXY koyduk!!! Umut ediyoruz ki, bu onu hayata döndürecek…
Maxy’nin iyi bir yuva bulabilmesi için bize yardım edin…
Lütfen profillerinizde paylaşın…
v.larkhill@googlemail.com
—

MAXY!!!
Quite possibly the cutest pup in the… world…
He was rescued when he was only 10 days old… he was so mini we called him MAXY!!! in the hope this would help him move forward in life..
Help us find a good home for him..
Please share it in your profiles..
Contact me:
v.larkhill@googlemail.com
Dünya üstündeki Sahip Çıkalım! üyelerinin lokasyonlarını harita üzerinde belirleme. Bu harita, lojistik ve kordinasyon konularında etkileşim içinde olmamızı sağlayacak.
- Yeniden yuvalandırmalar sırasındaki lojistik
-Belli bir lokasyonda bulunmalarına ihtiyaç duyulan gönüllüler
-Geçici ailelerin kordinasyonu
-Uçuş gönüllülerinin kordinasyonu
-Güvenilir doktorların bulundukları yerler
-İstanbul Barınaklarının bulundukları mevkiler
Lafın kısası…Nerede olduğunuzu bilmeye ihtiyacımız var. Bunu yaparken, elbette kişisel gizliliğinizi koruyun, fakat yine de olabildigince belirleyici olmaya çalışın; bu, sırası geldikçe çok daha verimli çalışmamızı sağlayacak.
Kamuya açık – Herkesle paylaşılabilir. Bu harita, arama sonuçlarında ve kullanıcı profillerinde görünecektir.
Haritaya erişmek için lütfen buraya tıklayın:
http://maps.google.com/maps/ms?ie=UTF8&hl=en&msa=0&msid=104458736908421444920.000477bacbb7543827d94&z=5
Sizi, kendi lokasyonunuzla beraber, güvendiğiniz veterinerlerin mevki ve detaylarını da haritaya girmeye davet ediyorum.
Bu ortak bir çalışma ve ortak bir çaba olacak. Bu ortak kaynağın başarısı (ya da hatası) sadece üyelerimizin katılım oranına bağlı olacaktır.
En iyi dileklerimle,
Viktor
V.larkhill@googlemail.com
—–
Mapping the location of Let’s Adopt! members worldwide. This interactive map will be used for logistical and coordination issues
- Re homing logistics
- Volunteers needed at an special location.
- Coordination of foster homes
- Coordination of flight volunteers.
- Location of trusted veterinary doctors.
- Location of Istanbul Shelters.
In short.. we need to know where you are. Please be as specific as possible whilst keeping the level of privacy you wish, it will help us be more efficient when the time comes.
Public – Shared with everyone. This map will be published in search results and user profiles.
To access the map pls click here:
I would like to encourage you to ad your location as well as the location and details of those vets you trust.
This will be a collaborative effort. The success (or failure) of this common resource will depend exclusively on the degree of input of our members.
All the best
Viktor
v.larkhill@googlemail.com

Top Post
BİLDİRİ
Sahip Çıkalım!’ın dünkü mesajı WordPress’in en çok okunan mesajları arasındaydı dün. WordPress’te 5.213.006 blog var. Dün, 28 Ekim günü, okuyucu sıralamasında 79. sıradaydık!
Bu ne demek? Açık ve net olarak demek ki BİZ TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN BLOG’UYUZ!
Bunu nasıl becerdik? Sadece ve sadece “gerçek” olarak. Uydurmayarak. Doğrunun yanında yer alarak. Politik oyunlar oynamayarak. Ve, çok önemli bir nokta: yardım ederek. Okuyuculara yardım ederek, topluma yardım ederek, her şeyden önemlisi, kurtardığımız hayvanlara yardım ederek…
Bizi bu noktaya getirdiğiniz için teşekkürler. Çok teşekkürler.
Şimdi, bu herhalde paylaşılması gereken bir haber. Lütfen mümkün olan her yerde paylaşın!

Top Post
Viktor Larkhill
v.larkhill@googlemail.com
—–

Top Post
ANNOUNCEMENT
Let’s Adopt! post of yesterday was one of the most read posts on WordPress. There are 5.213.006 blogs on WordPress. Yesterday, 28 of October, we ranked 79 in terms of number of readers worldwide!
What does this mean? It just means that WE ARE THE MOST WIDELY READ BLOG IN TURKEY.
How did we do it? Quite simply by being real. By not faking it. By standing for the truth, by not playing political games and, very importantly, by being helpful. Helpful to the readers, helpful to the community and above all, helpful to the animals we save…
Thank you all for helping us get to this point.
Now, I think this is news that need sharing. So share them anyway you can.
Viktor Larkhill
v.larkhill@googlemail.com

Top Post

I believe...
Arkadaşlarımızdan birisinin söylediği gibi, dünkü yazımla yer yerinden oynadı!
Dünün yorumları kendilerini çok iyi anlatıyor. Sanki bir paranoya ve korku ansiklopedisini okuyor gibiyim. Bu yorumlar, bizim hakkımızda olduğundan daha çok sahipleri hakkında bilgi veriyor.
Son derece katı kuralları olan, hayvanları kurtarmak için her gün ve her dakika bu kadar uğraşan Sahip Çıkalım! neden kurtardıklarını laboratuvarlara veya Çin Lokantalarına göndersin?
Sizin neyiniz var? Sağduyunuzu mu kaybettiniz hepiniz?
Laboratuvarlar ve Çin lokantaları birer efsane. Bilinmeyene karşı duydukları korku içinde yaşamayı tercih eden “hayvanseverler”in kendi kendilerine uydurduğu gülünesi bir efsane. Gülümser gibi bir kediyi sahiplenecek birilerinin olamayacağına inanan insanlar bunlar. Bu “hayvanseverler” sahiplenmiyor, o halde neden bir yabancı sahiplensin? Buraya RSPCA’den David Bowles’un laboratuvar efsanesini anlatan bir mektubunu koyuyorum. Eğer RSPCA’e de inanmıyorsanız köpeklerinizle vedalaşıp balkondan atlayabilirsiniz.
Mektubun Türkçesi:
19 Haziran, 2008Hayvanların yurt dışında sahiplendirilmesi konusu, sokak hayvanı sorununa çözüm getirmesi ve içerdiği riskler bağlamında tartışılmaktadır. RSPCA’nin çalıştığı 30’u aşkın Avrupa ülkesinin birçoğunda, köpek nüfüsunun sahiplenme kapasitesinden çok yüksek olması deneniyle, sokak hayvanı sorunu yaşanmaktadır. Tabii ki, bütün köpeklerin kendi ülkelerinde sahiplendirilebilmeleri tercih edilir. Günümüzde birçok ülkede bu mümkün değildir. Bu nedenle birçok organizasyon, köpekleri Turkiye, Ispanya ve Yunanistan’dan Hollanda gibi ülkelere göndererek sahiplendirmek için güzel bir sistem kurmuştur. Köpeklerin çok fazla olduğu ülkelerden çok az olduğu ülkelere gönderildiği bu sistem iyi çalışmaktadır. Başta sahiplendirilen köpekler olmak üzere herkes mutludur.
Bu ulaşım çok iyi denetlenmektedir. Avrupa yasaları sahiplendirilen köpeklerin kayıt altına alınmasını ve iyi kosullarda seyahat etmelerini kontrol etmektedir. Birçok hava yolu bu seyahati yaptirmaktan memnundur. Bu ülkelerdeki hayvan korumacı gruplar köpeklerin biran önce yeni evlerine varmalarına özen gösterdiği gibi, sahiplendirme sonrasında da köpeğin uyum gösterip göstermediğini yakından izlemektedirler.
Sokak köpeklerinin diğer ülkelerdeki laboratuvarlara gönderildiğine dair dedikodular RSPCA’nın da kulağına gelmiştir. Sokak hayvanlarının laboratuvarlarda kullanılması illegal olduğu gibi pratik olarak da mümkün değildir. Laboratuvarların sağlıklı köpeklere ihtiyaçları vardır ve bu nedenle kendi köpeklerini kendileri üretmektedirler. Başka ülkelerden gelecek köpeklere ne ihtiyaçları vardır ne de bunu isterler. Ne yazık ki kulaktan kulağa yayılan bu dedikodu birçok hayvanın başka bir ülkede güzel bir hayata kavuşmasını engellemiştir. Hangisini tercih ederdiniz: bir Turk köpeğinin Hollanda’da sevgi dolu bir evde daha iyi bir hayat yaşamasını mı, yoksa iyi bir eve kavuşma ihtimalinin çok düşük olduğu Türkiye’de kalmasını mı?
David Bowles
RSPCA
Uluslararası Ilişkiler Direktörü

When pigs fly
Yazdığınız yorumları tek tek okudum. En yakınımdaki gönüllülerle paylaştım. Bazılarınız için bir köpeğin uçağa binip bir başka ülkeye gidiyor olması bazılarınız için düşünülmesi bile imkansız birşeyken bizim görevimiz eğitmek ve örnek olmak.
İki yıl önce insanlar bana Türkiye’de sahiplendirme yapmayı denemenin bile yanlış olduğunu söylediler. Yapamazsın, olmaz dediler. Buna katılmadım ve hayatımın son iki yılını bu ağa ve sizlerle güçlü ilişkiler kurmaya adadım. Ancak öyle bir noktaya geldik ki kimse sahiplenmiyor. İnsanlara geçici aile olmaları için yalvarıyoruz, geçici aileler hayvanlarını iade ediyor, pansiyonlarımız dolu,
hesaplar kabarıyor ve sadece birkaçınız yardımcı oluyor.
Hayvanlarımızı ASLA pislik içindeki barınaklara bırakmayacağımızdan başka yerlerde aileler bulmak zorundayız.
Tabii hala sizlerden bir köpeğimizi sahiplenmenizi bekliyoruz ama kimse yazmıyor. Aldığımız tüm mektuplar (sadece bu sabah 50 tane) hayvanını terk etmek isteyen ve kurtardığı hayvanla ne yapacağını bilemeyen insanlara ait.
Bizimle yakından çalışanlar neden bahsettiğimi biliyorlar ve ikna edilmelerine gerek yok. Sizlere, çok yakınımızdaki üyelere yazıyorum bunları. Yardımınıza ihtiyacım var. Gidip kendi arkadaşlarınızla konuşun, her gün, yorulmadan, insanlarla birebir konuşun ve gruba davet edin. Onlara kişiye özel davetiyeler gönderip katılmalarını söyleyin. Ertesi gün beş kişiyle daha konuşun. Her gün, her yıl.
Ağımızı genişletin. Hep beraber, bir buçuk yılda bu grubu 2 kişiden 22 bin kişiye getirdik. Sizden grubumuzu hem ulusal hem de uluslararası anlamda büyütmenizi istiyorum.
Viktor Larkhill
V.larkhill@googlemail.com
——–

I believe...
As one of our friends put it.. it seems that I rocked the place with my post yesterday night!
The comments on yesterday post speak for themselves. It is like an encyclopedia of paranoia and fear and it says much more about those people who comment that it would ever say about us.
Why Let’s Adopt!, a group that has rules so stringent, that works so hard to save animals every single day, around the clock, would send its rescues to laboratories or Chinese Restaurants?
What is wrong with all of you? Have you all lost your senses?
The laboratory and Chinese restaurant myth is just that, a myth, a ridiculous story fabricated by “animal lovers” who simply, decided to live in fear of the unknown. People who simply cannot believe there are people out there willing to adopt a cat like Gulumser. Those “animal lovers” will not adopt the animal, so why would a foreign person do so?
Here I am attaching a letter from David Bowles, at the RSPCA, explaining all you that the laboratory myth is just that, a myth. If you cannot believe the RSPCA on this issue then you may as well kiss your dogs goodbye and jump out of the balcony.

RSPCA
I have read all your comments on the post, I have discussed with my closest volunteers. Whilst I understand that it is a terrible feeling for some of you to even think of the possibility of a dog boarding a plane towards a foreign country it is our duty to educate and lead the way by example.
Two years ago people told me not to even try to rehome in Turkey. It wouldn’t work they said.. I disagreed and dedicated two years of my life to build this wonderful network and to foster relationships amongst all of you. But we have reached a point where there are no adoptions. We beg people to foster, fosters are returning, our pensions are full, bills are mounting and very few of you are helping.
So, as we will NEVER drop our rescues in a putrid shelter we have no other option that to look for families elsewhere.
We are of course waiting to hear from you if you want to adopt one of our dogs, but nobody is writing. The only letters we receive (over 50 this morning alone) are from people who want to get rid of their animals, or rescuers who dont know what to do and want us to take their animals.

When pigs fly
Those of you who work closely with us know what I am talking about and need no convincing. To you, our closest members is that I am writing this message. I need your help. I need you to go out there and talk to your network, everyday, tirelessly, have one on one conversations with people, individually, invite them to our group, send them personal invites asking them to get involved, and do the same the next day with five different people. Everyday, year after year. Make the network grow. Together we have made this group go from 2 people a year and a half ago to over 22.000 people today. I need you to continue helping the group grow, both here and internationally.
Viktor Larkhill
V.larkhill@googlemail.com

Paris Before
Sevgili Dostlar,
Sahip Çıkalım! son iki senedir, bitmez tükenmez bir gayretle üyelerini hayvan sahiplenme, kısırlaştırma ve hayvanlarla ilgili diğer konularda eğitmeye çalıştı.
Son iki senedir, hem Türkiye’de hem de yurt dışında, daha önce örneği görülmemiş, eşi benzeri olmayan bir bağlantılar ağı, her sorunu çözecek ilişkiler kurmaktayız. Bu süreç içinde, üyelerimizin inancı ve güvenini kazandık.
Ancak yine de başaramadığımız hissine kapılıyoruz.
İnsanlara en can alıcı kısmı anlatmayı başaramadık: SORUMLULUK

Paris after
Başarısızlık riskini minimuma indirebilmek için Türkiye’de var olan en ağır sahiplenme kurallarını getirdik: Sahip Çıkalım! evinizde bir hayvan beslemediğiniz takdirde size bir başkasını vermeyecek. Sahip Çıkalım! hiçbir hayvanı bahçede ya da fabrika türü bir yerde bakılmak üzere sahiplendirmeyecek. Bu kurallar bizler için son derece iyi işlese de aslında kurtarabileceğimiz hayvan sayısını kısıtladı. Ancak bu kısıtlamaya rağmen, neredeyse % 100’e yakın bir başarı oranını da garantiledi.
Sorunlar beklentilerle başladı. Gerçek şu ki, son derece sert olan söylemimizin altında, aslında bizler oldukça yumuşak kalpli insanlarız ve bu nedenle, daha koyduğumuz ilk kural üzerinden beklentiye girdik… Hayvan sahiplenmek istediği sırada evinde herhangi bir hayvan beslemeyen “hayvan sever”lerin sözlerine inandık, bu insanların ne hayvanları ne de bizleri hayal kırıklığına uğratmayacaklarını düşündük.

Simba before, just arrived to Istanbul
Bu tür sahiplendirmelerin çoğu başarısızlıkla sonuçlandı… Yaşanan ekonomik kriz zaten zor olan yaşam koşullarını daha da zorlaştırdı ve bugün, hayvanları sahiplenirken “sonsuz bir sevgi ile sevecekleri” sözünü veren kişiler, bu hayvanları tekrar bizlerin sırtına yüklüyorlar. Hem de eşi benzeri görülmemiş bir oran ve hızla…
Bütün bunlar nedeniyle birtakım tedbirler almak zorunda kaldık:
1. Sahip Çıkalım! bir daha ASLA “bir hayvan kuralı” konusunda istisna yapmayacak. İnsanlar hayvanı ne kadar isterse istesin, ne kadar söz verirse versin, bir daha asla istisnalar olmayacak.
2. Sahip Çıkalım!, bugün itibariyle, yeni vakalar almayı kesmiştir. Şu anda bakımını üstlendiğimiz hayvanları sahiplendirmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Ancak hiçbir yeni hayvan alınmayacak.
3. Sahip Çıkalım! sahiplendirmeye devam edecek ancak bütün kaynak ve gayretini yurt dışındaki ortak ağını geliştirmek/güçlendirmek ve hayvanları sahiplendirme başarımızın en basit ifadesiyle % 100 olduğu yurt dışında yuvalandırmaya odaklayacak.
Dolayısıyla, bugünden itibaren, yerel olarak sahiplendirme konusundaki yardım taleplerinizi yanıtlayamayacağız. Eğer içinizden biri, bir hayvan sahiplenmek isterse, lütfen bizi arayın. Sizin uygun bir sahip olacağınıza inanırsak, size yardıma muhtaç bir hayvan buluruz ancak son köpeğimizi de sahiplendirdikten sonra, bir daha yerel yuva arayışına girmeyeceğiz.

Simba, adopted in Seattle
Bu, Sahip Çıkalım!’ın yuva arayışına son verdiği anlamına gelmiyor. Tam aksine, sahiplendirmeye devam edeceğiz, ancak çok daha seçici bir biçimde… En çaresiz vakaları tek tek seçeceğiz: Sakat köpekler, üç bacaklı hayvanları, körler… Bu hayvanları özenle seçecek ve onları yurt dışında sahiplendireceğiz. Bütün bunları hiçbir masraftan kaçınmadan yapacağız. Umuyoruz ki, bir gün Türkiye’de yaşayan hayvan severler ne yapmaya çalıştığımızı anlayacak ve adlarına yakışır bir şekilde davranacak: Evindeki koltuğa en çok uyacak köpeği (ki bu köpek sahibi için en ufak bir sorun yarattığında kapının önüne koyulacaktır) arayan kaprisli ve aptal insanlar yerine özverili hayvan severler olacaklar…
Bu yeni politika bizi daha da özgürleştirecek ve bu sayede BÜTÜN zaman ve kaynaklarımızı sorumlu insanların kendi başlarına halledebilecekleri konular yerine eğitime ayırabileceğiz. Toplumun “hayvan sever” kesimi birçok kademede eğitime muhtaç: Hayvanların davranış ve ihtiyaçları, kısırlaştırma ve diğer ahlaki konular…
Sahip Çıkalım! bu boşluğu doldurarak yoluna devam edecek…
Saygılar.
Viktor Larkhill
v.larkhill@googlemail.com
——

Ears Before...
Dear Friends,
For the last two years Let’s Adopt has worked tirelessly to educate its members about adoption, sterilization and animal issues.
For two years we have been building an unprecedented network of connections, facilitating relationships, both within Turkey and overseas. In the process we have earned credibility and the trust of our members.
However we feel we have failed.
We have failed at instilling the most basic of the messages into people’s heads. Responsibility.
In order to reduce the chances of failure we set up the toughest adoption rules in Turkey. Let’s Adopt wouldnt give you an animal unless you currently had an animal at home, Let’s Adopt would not give any animals in adoption destined to be kept on a garden, or a factory. Those rules have worked very very well for us. True, it has limited the amount of animals we could save, but it ensured a nearly total success rate.

Ears After
The problem came when we made exceptions. The truth is, under our tough retoric we are very soft-hearted people, we made expections to the first rule, we believed the words of “animal lovers” who didnt have an animal right then but who promised us they would never let their animals, and us, down.
In the vast majority of those those adoptions have failed… The economic crisis has made things tougher, and people who promised eternal love for their animals are now dumping their animals back on us at an unprecedented rate.
All of this forces us to take three measures:
1. Let’s Adopt will NEVER make another exception to the One animal rule. No matter how much those people want the animal, no matter how many promises, we wont make exceptions again. Never.

Gulumser before
2. Let’s Adopt stops, as of today, to take up new cases. We will do our best to place the animals we currently have under our care, but no more new cases will be considered.
3. Let’s Adopt will continue rehoming but it will focus all its resources and efforts in strengthening its overseas partner network and rehoming our animals overseas, where our success rate is, simply put, 100%.
As of today we wont be able to answer your request of assistance with new cases to be rehomed locally. If any of you wants to adopt an animal by any means call us and, if we believe you are suitable well find an animal in need for you but after we have placed our last dog we wont be seeking local adoptions any longer.

Gulumser After
This, does not mean Let’s Adopt will stop rehoming, not at all. We will continue doing so but in an even more selective way. We will be handpicking the most desperate cases, the handicapped animals, the three legged, the blind ones, and will rehome them overseas. We will be doing so regardless the expense in the hope that one day, the “animal lovers” of Turkey will have understood what we are trying to do and will live up to their name becoming just that, selfless animal lovers instead of capricious silly people looking for the cutest dog to match their leather sofa. Dogs that will be dumped the moment they have the slightest personal problem.
This new direction will allow us to be freer and to dedicate ALL our time and resources to education instead of having to deal with issues that responsible people should be able to deal with on their own. The “animal loving” community is in desperate need of education at multiple levels, animal behavior and needs, animal nutrition, even moral issues… Let’s Adopt! will continue providing just that.
Regards
Viktor Larkhill
v.larkhill@googlemail.com
Gülümser’in aileye ihtiyacı var!
Geçtiğimiz ay hepiniz mucize kedimiz Gülümser’in nasıl iyileştiğine tanık oldunuz.
Albüme tıklayip bu mucizeyi tekrar izleyebilirsiniz.
Gülümser artık tamamen iyileşti, ve mutlu sağlıklı bir kedicik oldu. Köpeklerle, kedilerle oynamaya bayılıyor, atlayıp zıplamayı seviyor, bir kaplan gibi çiğ et yiyor ve herşeyden önce, insanları çok seviyor.
Gülümserin hikayesinden bahsettiğimiz andadünyanın dört bir yanından yüzlerce ileti aldık. Çoğu destek ve sevgi mesajları, dualardı. Bir çoğu da iyileştiğinde evlerini açmak istiyordu Gülümser’e.
İşte burada, Gülümser, mucize bebek artık yeni ve mükemmel evine gitmeye hazır.
Bu çok özel bir kedi ve onu sahiplenmek için başvuracaklar da son derece özel olacak. Bu kedi bir mucize, onun için mucizevi bir eve ihtiyacımız var.
Bütün hayvanlarımız, tek tek, son derece özel, ve hepsinin anlatacak bir hikayesi var, ancak Gülümser eşsiz, öyküsü çok etkileyici. Onu kim sahiplenecek olursa evine, ailesini sonsuza kadar değiştirecek bir mücevher, azmin, cesaretin ve gücün ne olduğunu öğretecek minik ve özel bir can kazandırmış olacak.
İletişim: v.larkhill@googlemail.com
—-
Gulumser is in need of a home!
Over the last month you all have been witnesses to the recovery of Gulumser, our miracle cat.
Click on the picture for her full photo album
Gulumser is now completely recovered from her ordeal and she is a healthy happy kitten, who loves to play with dogs, with cats, who
loves to run, jump, eat raw like a tiger and above all, who loves people.
The moment we told the story of Gulumser to the world we received hundreds of letters. Most of them were expressions of support,
hundreds were offering their love, their prayers. Many of them offered a permanent loving home to Gulumser once she recovered fully.
So here she is, Gulumser, the miracle baby is now ready to go to the perfect home.
This is a very special cat, and we are sure only very special people will apply for her. This cat is a miracle, we are looking for the
miracle home.
Each one of our animals is special, and they all have a story to tell, but Gulumser is unique, her story so compelling. Whomever adopts her, will add one of the most beautiful gems to his home, an animal so special, with so much to teach us all about life, about tenacity,
about strenght and courage, that the life of the family will change.. forever.
Adopt Gulumser!
Please forward this email to everyone on your contact list, share it on your preferred social networks, blogs, etc..
Contact: v.larkhill@googlemail.com
Making dreams come true
Don’t get lost. Free update by email
Join our new Facebook Page
Let’s Adopt TV
Let`s Adopt Network!
Let’s Adopt! Community Map
Follow us on Twitter
Recent Posts
- Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Vanilla: the harder the life, the sweetest the song
- Simba’s birthday: Let’s empty the gas chamber today
- Akmerkez / PetWorld: The Little Shop of Horrors
- Wanted: Turkish animal lover with a heart. URGENT
- Help us save Nokta and Apricot
- Your matching gift will save MANY lives this summer. UPDATED!
- The rescue of Ivan the dog
- Latte and Bitter are dead
- Little Lucky, the blind kitten
- The death of a puppy
- Rusty the golden
- DANSK FOLKEPARTI RÅDER FOLK TIL AT SLÅ DERES EGNE HUNDE IHJEL!
- And Brindi went home!
- The Crime of Kayseri. REWARD
Recent Comments
- sabine nowack on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- caglar on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- SUSANNE on The Crime of Kayseri. REWARD
- berna garner on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Viktor Larkhill on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Diana Ruth Davidson on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Diana Ruth Davidson on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Pat G on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Sharon on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- irene barry on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- sabine nowack on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Iris Neuwirth on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Viktor Larkhill on Vanilla: the harder the life, the sweetest the song
- maeshelle on Vanilla: the harder the life, the sweetest the song
- maura wiull on Vanilla: the harder the life, the sweetest the song
Archives
- July 2010 (18)
- June 2010 (12)
- May 2010 (23)
- April 2010 (24)
- March 2010 (26)
- February 2010 (33)
- January 2010 (24)
- December 2009 (60)
- November 2009 (45)
- October 2009 (12)
- September 2009 (27)
- August 2009 (20)
- July 2009 (31)
- June 2009 (25)
- April 2009 (6)
- March 2009 (2)
- February 2009 (1)
- December 2008 (1)
- November 2008 (1)
- October 2008 (4)
- August 2008 (5)
- July 2008 (5)
- June 2008 (4)
- May 2008 (21)
Our Trusted Vets
Social Media Advisors
Please share this blog!

























