
Join us in Hasdal
Türkiye’de bir söz vardır, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” derler…peki…ben bu sözü kesinlikle saçma buluyorum.
Şimdi çok dürüst olacağım.
İki yılı aşkın süredir, tüm kalbimi ve ruhumu bu gruba adadım. Gece yarılarına kadar çalıştım, sonbahar, kış, yaz demeden…gün be gün…tam iki yıldır.
Olağanüstü şeyler başardık ve taklit edilen, takip edilen bir organizasyon kurduk. Çoğunuzla tanıştım, harika arkadaşlıklar edindik.
İki yılı geçti, sayısız hayvan kurtardık, çoğu burada, Türkiye’de yuvalandırıldı ; en zor vakalar, Gülümser ve yurtdışına gidecek olan diğer hayvanlarımız gibi Türk ailelerinin istemedikleri, sahiplenmeyi kabul etmedikleri hayvanları yurtdışına gönderdik, oralarda yuva buldular, sahiplenildiler.
İki yılı geçti, insanları ve kurumları çok büyük ölçüde eğittik. Her yönden hayvanları koruyup kollayan insanlardan oluşan bir aile, bir kabile kurduk.
Tüm bunlarla beraber, şu an benim için menzilimizi ve etki alanımızı sınama vakti; vakit, tam şu anda, niyetlerimizi ortaya koyma ve buna göre karar alma vakti.
Bildiginiz üzere, geçen hafta, bizlerden 100 kişi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yasadışı faaliyetleri ve şehrin sokak köpekleri için sonu gelmek bilmeyen katliamları protesto etmek için Hasdal’daydı. Gösterinin sonunda, taleplerimizi belirten bir liste okuduk onlara. Listeyi BURADA bulabilirsiniz. Televizyonlar ve medya olayı ekrana taşıdılar…Haber, tüm günlük gazetelerde yayınlandı.
Bu hafta, bu olayı tekrarlıyoruz, ama bu sefer ben de orada olacağım, bu çok büyük bir bahis olacak. Cumartesi günü, İstanbul’da hayvan hakları adına gelmiş geçmiş en büyük gösteriyi biz yapacağız. Eğer, gösteri, düşük katılım sebebi ile amacına ulaşmazsa, ben çekileceğim ve bu grubun yönetimini SİZE bırakacağım, hayvanseverlere, grubun amacına, en üst performansına ulaşması için.
Çok iyi farkındayım ki; bazılarınız, bu grubun başarılarını görmezden gelerek, yalnızca benim bir yabancı oluşuma odaklanmayı tercih ettiniz. Bu, yapılacak en saçma şeydi. Bu cumartesi, hep beraber, iki şeyi birden yapıyor olacaksınız…Bir taraftan, umuyorum ki, hayvanları koruyacak, bir yandan da bu gruba destek çıkacaksınız.
Madem öyle…Cumartesi, 11.30′da…Hasdal’da. Orada görüşürüz.
Ve lütfen…gelin ve yalnız gelmeyin. Karınızı, kocanızı, çocuklarınızı, ailenizi, arkadaşlarınızı, hayvanları seven tanıdığınız herkesi sizle beraber getirin. Ülkesinden gurur duyan ve haberlerde ardı arkası gelmeyen bu gaddarlıkları okumaktan, görmekten utanan, tanıdıgınız herkesi getirin.
Eğer, iyilik adına değişim istiyorsanız gelin…ve eğer gelmiyorsanız, lütfen bana bir daha nasıl da iyi hayvanseverler oldugunuzu anlatmayın; çünkü siz ve ben biliyor olacağız ki ; bu doğru değil.
Viktor Larkhill
v.larkhill@googlemail.com
19
Talk is cheap… Time to act.
There is a saying in Turkey who says that the only friend of the Turk is a Turk … well… I find that saying absolutely ridiculous.
I’m going to be very honest here.
Over the last two years I have given my heart and soul to this group.
I have worked till late at nights, winters, spring, summers.. day after day for two years.
We have achieved remarkable things, and built an organization that is imitated and followed. I have met many of you, built great friendships.
Over two years we have saved countless animals, the vast majority of them were rehomed here in Turkey, the most difficult cases, those cases that no turkish family would accept were sent abroad, cases like Gulumser, or any of the animals in our foreign rehoming list.
Over two years we have educated the public and institutions at large, and built a tribe, in many ways a family where people supported the animals and each other.
It is however time for me to truly test the extent and reach of this community, it is time for me to assess its resolve and to take a decision accordingly.
As you know last week about 100 of us went to Hasdal and protested against the Istanbul Municipality for their illegal activities and the continued massacre of the Istanbul stray dogs. At the end of the demonstration we made a list of demands. That list can be read HERE.
TV and Media picked up on the event … every single newspaper reported about it.
This week we are repeating the event, but this time I’m going to place a very risky bet here. On Saturday we will organize the largest demonstration for animal rights ever to take place in Istanbul. If the demonstration fails to attend enough people I will stop the running of this group and leave it to YOU, animal lovers, to make it reach its full potential.
I am very aware that many of you have chosen to ignore the accomplishments of this group and instead have focused on the fact that I am a foreigner. That was a ridiculous thing to do. This Saturday you will, together, take a double stance.. on one side you will, hopefully, be supporting the animals, on the other you will be supporting this group.
So please.. come, and don’t come alone. Bring your husband, wife, boyfriends, kids, bring your friends, your parents, bring whomever you know that loves animals. Bring whomever you know that is proud of his country and is embarrassed to see all those atrocities constantly on the news.
Come if you want to change things for good… and if you don’t come, please dont ever write to me telling me that you are an animal lover, because you and I will know this is not the case.
Best
Viktor Larkhill
v.larkhill

- Hasdal Protest

THE MAP
LÜTFEN BİZE KATILIN. AF YOK. HAYVANLARIN SİZE İHTİYACI VAR.
HASDAL, 21 of November 11.30. NO EXCUSES.
Dear Friends,
Last week a group of us got together in Hasdal to demand CHANGE
This week we will gather a much larger group. The place? HASDAL DEATH CAMP.

Hasdal Protest

THE MAP
PLEASE JOIN US. NO EXCUSES. ANIMALS NEED YOU.
Viktor Larkhill
v.larkhill@googlemail.com
14
HASDAL ÖLÜM KAMPI PROTESTOSU
Sevgili Arkadaşlar,
Bugün Hasdal’daydık.
Sahip Çıkalım!‘ın, Hayvanlara Özgürlük İnisiyatifi‘nin, Haykur‘un, üyeleri ve pek çok vatandaş Cumartesi günlerini popüler “kahvaltı” mekanlarında gazetelerine gömülerek geçirmeyi kendilerine yakıştıramadılar bugün. Bunun yerine metan gazı toplama alanının, yüksek gerilim hatlarının ve ıssızlığın ortasındaki Hasdal İBB Rehabilitasyon Merkezi’ni protesto etmeye geldiler kilometrelerce uzaklıktaki evlerinden. Kavacık’tan, Bostancı’dan, Levent’ten, Fatih’ten, Ataköy’den…
Bir araya geldiğimizde heyecanlıydık. Diğer gruplardan arkadaşlarımızla tanışmaya, onlarla konuşmaya başladık. Kimileri yolda buldukları minik köpek yavrularını arabalarındaki battaniyelere sarmışlar, bir can daha kurtarmaya çalışıyorlardı. Bir grup, posterlerini yolun girişine asarken bir başka grup çevredeki köpekleri doyuruyordu.
Jandarma bizi yolun başında karşıladı. Son derece naziktiler. Korkmadık. Bu ülkenin vatandaşları olarak hak ve özgürlüklerimizin bilincinde, bu “Merkez”de yapılan kötülüklerin, işlenen cinayetlerin farkındaydık. Haklıydık. O halde yaptığımız doğruydu.
Basın tam kadro bizimleydi. Bildirilerimiz ellerine ulaşmış, davamızın önemine inanmışlardı. ATV, DHA, NTV ve Show TV görebildiğimiz kamera ekipleriydi. Gazetelerden ve yurtdışından da basın mensupları vardı.
Bulunduğumuz yerden Jandarma’nın yolun ilerisinde kurduğu barikatı görebiliyorduk. Görüyorduk ancak anlamıyorduk. Öldürülen 55 minicik yavrunun hakkını aramaya gelmiştik. Onları anmaya, unutulmadıklarını herkese duyurmaya gelmiştik… Ne kadar iyi niyetli ve nazik de olsalar silahlı-coplu Jandarmaların burada ne işi vardı?
Barınak Yönetimi bizlerden korkmuş muydu dersiniz, suçluların hep yaptığı gibi?
Önce aramızdan 12 kişi seçip birbirimize zincirlendik, ardından diğer grupların açtığı bir pankartla beraber yürümeye başladık. Jandarmanın barikatına geldiğimizde komutanlarıyla konuşup geçiş izni istedik.
Anlayışlı, güler yüzlü bir insan olan bu beyefendi bize geçebileceğimizi ancak eşlik edeceklerini söyledi.
Barınak görevlileri, müdürleri önceden gelmiş kendilerini barınakta güvene (!) almışlar, olanları bıyık altından gülerek seyrediyorlardı.
Ne de güzel yapmışlar Jandarmayı çağırmışlardı. Belki biz hayvanseverlere dayak bile atılacaktı, onlar da zevkle sırıtarak seyredecekler, sadistik tutkularını tatmin edeceklerdi.
Ama istedikleri olmadı. Jandarma basın bildirisinin okunması ve ardından Hasdal İBB Rehabilitasyon Merkezinin girişine burada dökülen kanları temsilen kırmızı boya dökülmesine, belediyelerce katledilmiş hayvanların fotoğraflarının yere bırakılmasına, hatta bir grup gönüllünün içeriye girip yiyecek bırakmasına izin verdiler, hepimize
büyük bir nezaketle yaklaştılar. Neyin ne, kimin kim olduğunu anlamışlardı.
Hasdal Protesto Eylemi’nin ilk ayağı başarıyla sonuçlandı. İlk ayağı diyorum çünkü bu daha başlangıç…

We demand..
Sıra taleplerimizi duyurmakta:
1. Hasan Gençdal (İBB Veteriner İşleri Müdürlüğü Müdürü), Ahmet Bölükbaşı (Hasdal Rehabilitasyon Merkezi Müdürü) ve Recep Zafer’in (İBB Veteriner İşleri Müdürlüğü Müdür Yardımcısı) son derece başarısız oldukları her örnekle biraz daha gözler önüne serilmesiyle beraber görevden alınmalarını;
2. İstanbul’da belediyelerce kısırlaştırılan binlerce hayvanın çevre ormanlara atılmasının durdurulmasını;
3. Belediye barınaklarında yaşı küçük köpeklerin kısırlaştırılarak ölüme terk edilmemesini;
4. Barınak hijyen ve sağlık koşullarının mutlaka ve mutlaka iyileştirilmesini; ve
5. Ölüm kampı nitelikli barınak düzenin sona ermesi ve istekli ve düzenli bir çalışma ile tüm hayvanların ev sahibi yapılması konusunda gercek bir gayret gösterilmesini
TALEP EDİYORUZ.
Bu amaçla önümüzdeki Cumartesi, 21 Kasım’da, bu defa daha büyük bir grupla tekrar Hasdal’da olacağız ve taleplerimize ulaşıncaya kadar da vazgeçmeyeceğiz.
Belediyeler tarafından barınaklarda hapsedilen, ormanlarda ölüme terk edilen, göz göre göre katledilen tüm sokak hayvanlarının sesi olmaya, onların yaşam haklarını korumaya devam edeceğiz.
Dediğim gibi, bu daha başlangıç….
Viktor Larkhill
v.larkhill@googlemail.com
Making dreams come true
Don’t get lost. Free update by email
Join our new Facebook Page
Let’s Adopt TV
Let`s Adopt Network!
Let’s Adopt! Community Map
Follow us on Twitter
Recent Posts
- Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Vanilla: the harder the life, the sweetest the song
- Simba’s birthday: Let’s empty the gas chamber today
- Akmerkez / PetWorld: The Little Shop of Horrors
- Wanted: Turkish animal lover with a heart. URGENT
- Help us save Nokta and Apricot
- Your matching gift will save MANY lives this summer. UPDATED!
- The rescue of Ivan the dog
- Latte and Bitter are dead
- Little Lucky, the blind kitten
- The death of a puppy
- Rusty the golden
- DANSK FOLKEPARTI RÅDER FOLK TIL AT SLÅ DERES EGNE HUNDE IHJEL!
- And Brindi went home!
- The Crime of Kayseri. REWARD
Recent Comments
- sujen on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- sabine nowack on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- caglar on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- SUSANNE on The Crime of Kayseri. REWARD
- berna garner on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Viktor Larkhill on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Diana Ruth Davidson on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Diana Ruth Davidson on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Pat G on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Sharon on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- irene barry on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- sabine nowack on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Iris Neuwirth on Tragedy in Bolu: Call Alaadin!
- Viktor Larkhill on Vanilla: the harder the life, the sweetest the song
- maeshelle on Vanilla: the harder the life, the sweetest the song
Archives
- July 2010 (18)
- June 2010 (12)
- May 2010 (23)
- April 2010 (24)
- March 2010 (26)
- February 2010 (33)
- January 2010 (24)
- December 2009 (60)
- November 2009 (45)
- October 2009 (12)
- September 2009 (27)
- August 2009 (20)
- July 2009 (31)
- June 2009 (25)
- April 2009 (6)
- March 2009 (2)
- February 2009 (1)
- December 2008 (1)
- November 2008 (1)
- October 2008 (4)
- August 2008 (5)
- July 2008 (5)
- June 2008 (4)
- May 2008 (21)
Our Trusted Vets
Social Media Advisors
Please share this blog!




















