Browsing all articles tagged with Turkish stray dogs
Coco will walk

Coco will walk

UPDATE on Coco.

November 2009 : Coco was flown out of the country and sent to possibly the best orthopedic surgeon in the world.

The bullet that paralyzed her was extracted and she is now undergoing rehabilitation including hydroterapy and massages.

The recovery will take some time but she is now able to stand during short periods of time.  We are confident she will recover completely.

Here is the full story in images…

At this stage I need to ask for your help. Our doctor kindly offered to donate Coco’s operation but we need to pay for the post-operation treatment and rehab. Our outstanding bill is 800 Euros.

I would kindly ask you to get in touch with me if you feel you can help.
Viktor Larkhill

v.larkhill@googlemail.com



Bella

Bella

Merhaba…
İşte Bella’nın resimleri…

Ona deli gibi bir kalıcı veya geçici ev arıyoruz.

Şu anda bir klinikte, bir kafesin içinde kalıyor…
Sadece 3 kilocuk bir köpek bu… Lütfen yardım edin!
Lütfen hemen benimle bağlantıya geçin.

v.larkhill@googlemail.com

Bella

Bella

Hello…

Here we have new pictures of Bella.

We are desperately looking for a home for her, final or foster.

Today she has been dumped at a veterinary clinic. She will be living on a cage from now on.

At least help us by fostering. For God sake, this is not a Great Dane, she is only three kilos, please help.

Please contact me urgently.

Viktor

V.larkhill@googlemail.com



Lina

Lina

Dear friends,

This is Lina, a gorgeous female Dobermann.
We rescued her from Adana, a city in the South of Turkey.
Lina belonged to a family who used her for breeding and then threw her away. She was found wandering on the brink of starvation in the outskirts of the city.
Lina was rescued by one of our members who opened her home and nursed her back to health. Unfortunately it was impossible to find a suitable home for her in Adana so we brought her to Istanbul.
You see.. Lina is not the stereotypical Dobermann preferred by the usual brutes. Lina is a kind and friendly dog, who has the manners and soul of a golden retriever and who believes she is a lap dog. Her favorite past time is to play with children and other animals and when she is tired she loves to lay down on the sofa and watch TV or simply, sleep.
Lina is a truly amazing dog, and one who was thrown onto the streets precisely for that reason, because she was too good.

We would specially recommend Lina to families with children who want their kids to grow up having the presence of a wonderful animal in the home.

contact: v.larkhill@googlemail.com



Lina

Lina

Sevgili Arkadaşlar,

Bu Lina, muhteşem dişi bir Doberman.

Onu Türkiye’nin güneyinde bulunan Adana şehrinden kurtardık.

Lina onu üretim için kullanıp sonra da atan bir aileye aitti. Açlıktan ölme sınırında amaçsızca dolaşır biçimde şehir banliyösünde bulundu.

Lina ona evinin kapılarını açıp sağlığına kavuşturan bir üyemiz tarafından bulundu. Ne yazık ki Adana’da ona uygun bir yuva bulunması mümkün olmadı bu nedenle onu buraya İstanbul’a getirdik.

Gördüğünüz gibi…Lina bilindik zalimlerin tercih edeceği türde stereotipik bir doberman değil. Bir golden retrieverın ruhuna ve davranışlarına sahip, kendini kucak köpeği sanan nazik ve arkadaş canlısı bir köpek . En sevdiği eğlence çocuklar ve diğer hayvanlarla oynayıp yorulduğunda kanepeye uzanıp televizyon seyretmek veya uyumak.

Lina gerçekten inanılmaz bir köpek ve sokaklara atılmış olma nedeni de tam olarak bu; çok iyi olması.

Lina’yı özellikle çocukları evde mükemmel bir hayvanın varlığı ile büyütmeyi isteyen çocuklu ailelere öneriyoruz.

contact: v.larkhill@googlemail.com

Sahiplenme koşulları şunlar:
- Evinizde mutlaka bir hayvanınız daha olmak zorunda (balık, kaplumbağa, kuş, hamster, börtü böcek sayılmıyor)
- Hayvanlarınıza onlar ailenizin bir üyesiymişçesine evinizin içinde bakmalısınız, bahçeye atıp unutmak diye birşey sözkonusu olamaz.

Başvurmak için bize 250 kelimeyi geçmeyecek bir mesajla aşağıdaki bilgileri vermeniz gerekiyor:

1) Yaşadığınız yerle ilgili bilgi (ev, daire, bahçe vs..)
2) Bulunduğunuz şehir ve semt
3) Şu anda baktığınız hayvanlarla ilgili ve/veya hayvan bakma tecrübenizle ilgili bilgi
4) İrtibat detaylarınız



Bella

Bella

Bella’nın öyküsü, her zamanki gibi acıklı.

Bir üniversite öğrencisi tarafından bulunuyor…

Zar zor bir hekime götürülüyor. Ardından geçici olarak bakmayı kabul eden aile ortadan kayboluyor. 10 dakika içinde bulunan diğeri de bu sorumluluğu daha fazla üstlenemeyeceğini söylüyor 2 gün sonra.

Bella, minik, dünya şekeri, şımdiden tuvaletini söylemeyi öğrenmış bir kız. Biraz şişmanlamaya, tedavisinin ardından güzel tüylerinin çıkmasına ve sevilip okşanmaya ihtiyacı var. Ona kalbinizi, geçici de olsa, açar mısınız?

Viktor Larkhill

v.larkhill@googlemail.com



MAXY!!!

MAXY!!!

Kuvvetle muhtemel, dünyadaki en tatlı bebek…
Henüz 10 günlükken kurtarıldı…miniminnacıktı, ismini MAXY koyduk!!! Umut ediyoruz ki, bu onu hayata döndürecek…
Maxy’nin iyi bir yuva bulabilmesi için bize yardım edin…
Lütfen profillerinizde paylaşın…

v.larkhill@googlemail.com

MAXY!!!

MAXY!!!

Quite possibly the cutest pup in the… world…
He was rescued when he was only 10 days old… he was so mini we called him MAXY!!! in the hope this would help him move forward in life..
Help us find a good home for him..
Please share it in your profiles..

Contact me:
v.larkhill@googlemail.com



Let's Adopt Global Community

Let's Adopt Global Community

Dünya üstündeki Sahip Çıkalım! üyelerinin lokasyonlarını harita üzerinde belirleme. Bu harita, lojistik ve kordinasyon konularında etkileşim içinde olmamızı sağlayacak.

- Yeniden yuvalandırmalar sırasındaki lojistik
-Belli bir lokasyonda bulunmalarına ihtiyaç duyulan gönüllüler
-Geçici ailelerin kordinasyonu
-Uçuş gönüllülerinin kordinasyonu
-Güvenilir doktorların bulundukları yerler
-İstanbul Barınaklarının bulundukları mevkiler

Lafın kısası…Nerede olduğunuzu bilmeye ihtiyacımız var. Bunu yaparken, elbette kişisel gizliliğinizi koruyun, fakat yine de olabildigince belirleyici olmaya çalışın; bu, sırası geldikçe çok daha verimli çalışmamızı sağlayacak.

Kamuya açık – Herkesle paylaşılabilir. Bu harita, arama sonuçlarında ve kullanıcı profillerinde görünecektir.

Haritaya erişmek için lütfen buraya tıklayın:
http://maps.google.com/maps/ms?ie=UTF8&hl=en&msa=0&msid=104458736908421444920.000477bacbb7543827d94&z=5

Sizi, kendi lokasyonunuzla beraber, güvendiğiniz veterinerlerin mevki ve detaylarını da haritaya girmeye davet ediyorum.

Bu ortak bir çalışma ve ortak bir çaba olacak. Bu ortak kaynağın başarısı (ya da hatası) sadece üyelerimizin katılım oranına bağlı olacaktır.

En iyi dileklerimle,

Viktor

V.larkhill@googlemail.com

Istanbul view

Istanbul view

—–

Istanbul view

Istanbul view

Mapping the location of Let’s Adopt! members worldwide.  This interactive map will be used for logistical and coordination issues

- Re homing logistics
- Volunteers needed at an special location.
- Coordination of foster homes
- Coordination of flight volunteers.
- Location of trusted veterinary doctors.
- Location of Istanbul Shelters.

In short.. we need to know where you are. Please be as specific as possible whilst keeping the level of privacy you wish, it will help us be more efficient when the time comes.

Public – Shared with everyone. This map will be published in search results and user profiles.

To access the map pls click here:

http://maps.google.com/maps/ms?ie=UTF8&hl=en&msa=0&msid=104458736908421444920.000477bacbb7543827d94&z=5

I would like to encourage you to ad your location as well as the location and details of those vets you trust.

This will be a collaborative effort. The success (or failure) of this common resource will depend exclusively on the degree of input of our members.

All the best

Viktor

v.larkhill@googlemail.com

Shared resources

Shared resources



Top Post

Top Post

BİLDİRİ

Sahip Çıkalım!’ın dünkü mesajı WordPress’in en çok okunan mesajları arasındaydı dün. WordPress’te 5.213.006 blog var. Dün, 28 Ekim günü, okuyucu sıralamasında 79. sıradaydık!

Bu ne demek? Açık ve net olarak demek ki BİZ TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN BLOG’UYUZ!

Bunu nasıl becerdik? Sadece ve sadece “gerçek” olarak. Uydurmayarak. Doğrunun yanında yer alarak. Politik oyunlar oynamayarak. Ve, çok önemli bir nokta: yardım ederek. Okuyuculara yardım ederek, topluma yardım ederek, her şeyden önemlisi, kurtardığımız hayvanlara yardım ederek…

Bizi bu noktaya getirdiğiniz için teşekkürler. Çok teşekkürler.

Şimdi, bu herhalde paylaşılması gereken bir haber. Lütfen mümkün olan her yerde paylaşın!

Top Post

Top Post

Viktor Larkhill

v.larkhill@googlemail.com

—–

Top Post

Top Post

ANNOUNCEMENT

Let’s Adopt! post of yesterday was one of the most read posts on WordPress. There are 5.213.006 blogs on WordPress. Yesterday, 28 of October, we ranked 79 in terms of number of readers worldwide!

What does this mean? It just means that  WE ARE THE MOST WIDELY READ BLOG IN TURKEY.

How did we do it? Quite simply by being real. By not faking it. By standing for the truth, by not playing political games and, very importantly, by being helpful. Helpful to the readers, helpful to the community and above all, helpful to the animals we save…

Thank you all for helping us get to this point.

Now, I think this is  news that need sharing.  So share them anyway you can.

Viktor Larkhill

v.larkhill@googlemail.com

Top Post

Top Post



Efe

Şarap

Biz Şarap’ı geçen hafta çarşamba günü Yedikule Hayvan Barınağından aldık. İlk gittiğimizde internet sitesinde formu doldurmamızı, daha sonra gelmemizi istediler. Gittik, istenilen formu, evin fotoğraflarını gönderdik. Birçok maddesi olan ( Hayvan kötü bakıldığında el konup geri alınır, yılda 2 kez barınaktan seçeceğimiz bir dost köpeğe yardım etmemiz gerektiği, herhangi bir durumda önce barınağa gitmemiz gerektiği, bunları yapmadığımız takdirde, köpeğimizi geri alma hakları olduğu ve dava açma hakları olduğu gibi.. oldukça göz korkutucu, ama özendirici hiçbir niteliği bulunmayan) bir belgeyi imzaladık. Üstelik bu kadar hevesle almak istediğimiz yavru için oldukça sıkı bir mülakattan geçirildik. Ben sandım ki, bu kadar dikkat edilerek, çok zor verilen yavrular, aynı şekilde takip ediliyordur.

Şarap’ı aldığımız gün, ordaki veteriner! bize ilk gün ishal olabileceğini söyledi. Şarap’ı eve getirdikten 1 saat sonra ishali başladı. Ve 1 gün boyunca hiç geçmedi.Ertesi gün Şarap kustu. Oldukça telaşlandık. Çünkü ona çok iyi baktık. Hiçbir şeyi yadırgamadı, oynadık, uyuttuk, taradık, yemeğini yedi severek. Ancak yine de sabah olduğunda keyfi kaçmıştı. Meral Hanım, ( bize köpeği veren Barınak
yönetiminin başındaki hanım) bize herhangi bir sorun olduğunda aramamızı söylediği barınak veterinerini aradık. Bize tek söylediği ”

Şarap

Şarap

Hıı, hastalandı demekki. Getirin, bakalım. ” Bu kadar! Herhangi bir uyarı, ne olabileceğine dair bir bilgi, ya da herhangi bir öneri yok. Biz Anadolu Hisarındayız. Yani Yedikule’ye gitmemiz sabah trafiğinde en az 1 saat sürüyor. Ki, Şarap’ın hali bile yok gözünü açmaya. Bu ilgisizlik karşısında ben kendi özel veterinerime götürdüm Şarap’ı.

İyiki de öyle yapmışım. Hemen antibiyotik tedavisine başlandı. ( Bu arada sadece ishaldi, ve birkaç kez kusmuştu.Başka hiçbir şeyi yoktu).  Günde 2 kez veterinere gidiyorduk.

Ertesi sabah, ateşi 40′a çıktı, hemen veterinere gittik, serum takıldı. Veteriner hekimimiz, bize, Şarap’ın durumunun ağırlaştığını, kanlı ishal olmasından endişe ettiği için gözetim altında tutmak istediğini söyledi. Zaten biz de bu hastalıktan endişelendiğimiz için ilk günden itibaren tedavisine başlamıştık.

O gün serumu devam ederken, altına kaçırmaya başladı. Ve 1 saat kadar sonra jel gibi bir dışkı ve kan parçaları gelmeye başladı. O an beynimden vurulmuşa döndüm, ellerimle beslediğim köpeğim, 1 günde 300 gram verdi. zaten 1 kilo 700 gram bir köpekten bahsediyorum. Ne kadar ciddi bir oran olduğunu anlayabilirsiniz. Kanlı ishal olduğu kesinleşince, ilaç tedavisini ona göre devam ettirdi veterinerimimiz. Ancak bize yaşamasının zor olduğunu, biz onu barınaktan almamış olsaydınız, bugün asla uyanamazdı dedi.Ve parvolglob isimli bir ilaç gerektiğini, bulamamamız halinde yaşama şansının %50 olduğunu söyledi.

Şarap

Şarap

Tam 24 saat boyunca, hiç uyumadan, gözümüzü kırpmadan, 10-12 arkadaş ilacı aradık. Ecza depoları, internet siteleri, paylaşım siteleri, veterinlerler, klinikler, hatta yurtdışındaki ilaç şirketleri.

Görüşmediğimiz yer kalmadı. Ancak sonuç , ne yazıkki olumsuzdu. Bir arkadaşım Viktor’a anlatmış durumu, sabaha karşı 2 buçuk gibi arkadaşım beni aradı ve ilacı bize verebilceklerini söylediğinde sevinçten saatlerce ağladım.

Ama önce şunu söylemek istiyorum devamını yazmadan önce, bu ilaca ihtiyaç olduğunu öğrendiğimde, Efe ( erkek arkadaşım , Şarap her ikimizinde köpeği ) , Meral Hanım’ı aradı, ve durumu anlattı. Ancak hiç beklemediğimiz bir tepkiyle karşılaştık. Efe’ye söylediği şey, bu hayvanın bu mikrobu barınakta kapmış olsa dahi, hastalığın kuluçka döneminde olabileceğini ve farketmemiş olduklarını söyledi. Gerçekten böyle de olabilir. Buraya kadar sözüm yok. Ancak, ben Şarap’ı alırken, Gençlik hastalığı olup olmadığını sorduğumda, yok demişlerdi. Ve ishal olabilir panik yapmayın demişlerdi. Üstelik daha ertesi sabah, veterinerini aradığımız halde, bize sadece hastalanmıştır gibi basit ve önemsiz bir cevap vermekten öteye gitmemişti. Ancak Meral Hanımın Efe’ye cevabı ve savunması nedir sizce ? ” Kız arkadaşınız daha önce köpek beslediği için ben ona güvendim biliyordur die söylemedim. ”

Şarap

Şarap

Ben, senelerdir çeşitli köpekler baktım. Kangallarımda oldu, Alman kurdumda, Şu anda da çok sağlıklı 3 yaşında bir Golden oğlum var.

Tabii ki bu kadar küçük ve barınaktan alınmış bir yavrunun hangi riskleri taşıdığını biliyorum. Zaten bu kadar bilgim olmasaydı,
onların savunduğu gibi , ishal olabilirmiş önemsiz deyip otursaydım, şu anda Şarap yaşıyor olacak mıydı ??

Biz günlerdir uyumuyoruz. Yemek en son ne zaman yedim hatırlamıyorum. Ama hiç şikayetim yok. Ben bir dakika bile umudumu kaybetmedim. Şarap’a onun iyileşeceğini bana güvenmesini söyledim hep. O da bizi haksız çıkarmadı, direndi. Hatta ben yemek yemesini istiyorum diye kendini zorlayıp yemeye çalıştı. O bizden bile güçlü çıktı, ,iyiki.

Şarap

Şarap

Benim bebeğim, Türkiye’deki belki binlerce parvo hastalığına yakalanmış, ve kurtulmuş sayısı çok az köpekten birisi. Ben, ve Şarap
şanslıymışsız ki, sizin gibi insanlarla karşılaştık. Bize her konuda maddi, manevi destek veren veteriner hekimimiz Fikriye Hanım, ve
Viktor Larkhill olmasaydı, şu anda yaşıyor olmayacaktı, maalesef.

Bu hastalığın tek sebebi, zamanında aşılanmamış olması. Ve / Veya, bu hastalığı taşıyan köpeklerle aynı yerde kalmış olması. İlacın
Türkiye’de satışının belli insanların tekelinde olması ve bulunamaması ayrı bir konu. onun için sayfalarca yazı yazmak gerek. Benim
anlamadığım tek şey, biz günlerce sorguya çekilir gibi kendimizi anlattık, ikna etmeye çalıştık ona iyi bakacağımıza. Formlar
doldurduk, geri alınabilir gibi bir maddenin bile altına imza attık.

Neden? Barınaktan alalım, ordaki bir yavruya yardım edelim diye. Ama biz gözümüz gibi baktığımız bebeğimizi kaybetseydik, bize söylendiği gibi onlar da yavrumuza iyi bakmamış oldukları için dava açma hakkına sahip olabilecek miydik ? Hayır!

Burda bir adaletsizlik var. Ben, ve erkek arkadaşım Efe, öğrenciyiz. 1 haftadı günde 6 saat tedavi altında, 1buçuk aylık bir köpeğin, nasıl büyük bir maliyete sebep olduğunu tahmin edebilirsiniz. Çünkü durumu kritikti ve özel bakıma ihtiyacı vardı. Biz öğrenci olmamıza rağmen, ona bu hayatta bakılabilecek en iyi şeklide baktık. Veterinerde tedavi görürken bile insanlar inanamayarak baktılar bize. Şimdi sormak istiyorum, biz elektrık faturamızla ikametgahımızı kanıtladık, altına imza attığımız belgeyle iyi bakacağıma söz verdik, canımızı dişimize taktık, işe, okula gidemedik. Herşey bir yana, çok korktuk. Şanslıyız ki, kurtardık. Ama ya olmasaydı ?

Şimdi, siz köpeklere gerçekten iyi baktığınızı kanıtlayabilir misiniz ?? Gerçek gönüllüler, bir barınak adı altında gönüllü olanlar değil illa.

Sarap

Sarap

Ben GÖNÜLLÜYÜM. bebeğime gönlümle baktım, bakmaya da devam edicem. Gönüllü olmak ne o kağıt üstündeki imzayla, ne de barınak yöneticisi olmakla olmuyor. Keşke Gönüllü olsaydınız!

Ne ilaç bulmamıza yardım ettiler, ne de tekrar arayıp durumu nedir diye sorma zahmetine girdiler.

Bugün, Şarap oldukça iyi. Dün gece yemek yedi. Hiç kusmuyor. İshali düzeldi. Artık kendine geliyor, hayati tehlikeyi atlattı. Bunun için hayatım boyunca minnettar olucam, destek olan herkese, ve en çok size. Son sözüm şudur; bu acıyı yaşamış bir insan olarak, hiçbir barınak ve ya kişiyi suçlamadığımı, ancak sistemin yanlış işlediğini söylemek istiyorum. Gönüllü olmak yalnızca sevmekle olmuyor. İlgi, bakım, özen de gerektiriyor. bu örnek sizi barınaklardaki köpeklerden uzaklaştırmasın, tam tersine daha çok sahip çıkın! o barınaklara bu kadar büyük sorumluluklar vermeye bile gerek kalmayacak günlerin gelmesini umut ediyorum. O gün gelene kadar, bir barınak gezin, gerçek gönüllülere destek olun, hayvanlara yardım edin. Hayat kurtarmak bizim elimizde.

Sarap

Sarap

Ancak yanlışı düzeltmemek, söylememek, en az yanlışı yapanlar kadar suç. bu yazımın sebebi, budur. Ben, doğru olanı yazmakla yükümlü hissediyorum kendimi. Başka bir Şarap hastalanmasın, ölümden dönmesin diye.

Ve siz bir tek nefes daha alsın diye köpeğinizin gözlerinin içine bakarken, onlar arayıp ” o bizim de köpeğimiz ” dediklerinde, bunun sadece boş bir laf olduğunu görmemk için.

Gönüllü olan, gönlüyle seven herkese teşekkür ediyorum.

Gonca Gökçek


Yaşadığınız “barınak” hikayelerini bizimle paylaşın, barınak cehennemine beraberce çozüm bulalım.

v.larkhill@googlemail.com



Simba at the shelter

Simba, Hayatımı Değiştiren Terrier…

Bugünün yazısı, Simba’ya, ondan her bahsedişimde gözlerimin dolu dolu olması ve boğazımın düğümlenmesine dair olacak.

Sanıyorum ki çoğunuz Sahip Çıkalım’ın çıkış öyküsünü, bu işe nasıl başladığımızı bilmiyorsunuz…

6 Ocak 2008, yaşlı Terrier’im Simba, ameliyat masasında hayatını kaybetti. Memelerindeki tümörler sebebi ile tedavi görüyordu. Tümörler yayıldı. Sahibi, onu kısırlaştırmadığı için hastalığa yakalanmıştı. Bunun yerine onu çiftleştirmişti. Simba, o kör haliyle başının çaresine baksın diye sokaklara atıldığında 14 yaşındaydı.

Bu fotoğraf, onu SHKD’de ilk gördüğüm anda çekilmişti. Barınakta çalışanlar ciddi davranış bozukluğu olan kör bir köpeğin varlığından bahsetmişlerdi. Kimseyi yanına yaklaştırmıyordu, cesur ve haşindi… Ona ait ilk anım, bir tomar gri tüyün aniden üstüme saldırarak beni öldürmeye çalışmasıydı. Sonra, aniden hırlamayı kesip elimi yalamaya başmıştı.

İlk görüşte aşktı bizimki. O gün barınaktan, herkesin korktuğu ve kimsenin istemediği o kör köpekle beraber ayrıldım. Bu yaşlı köpek hayatımı sonsuza dek değiştirecekti.

Simba resting

Simba resting

Neredeyse üç sene boyunca Simba ve ben hep beraberdik. Bana çok düşkündü ve benden başka kimseye güvenmediğini söylersem abartmış sayılmam. Başlarda diğer iki köpeğimle beraber evde kalırken, zaman içinde benimle beraber toplantılara bile gelmeye başlamıştı. Simba, daha önce hiç bir köpeğin bulunmadığı yerlere gidiyordu.
Simba kördü. Tedavisi yapılmamış hipermatüre kataraktı vardı… Durum karmaşıktı ve çok acı çekiyordu. Simba’yı iki kere ameliyat ettirdim.

Sadece çok az bir süre görebildi ve yeniden kör oldu. Sonra kanseri ilerledi.

Tüm bu yıllar boyunca inanılmaz yoğunlukta deneyimler yaşadık birlikte, buna ailemin dağılması da dahil. Tamamen dürüst olmam gerekirse, itiraf etmeliyim ki, vazgeçtiğim anlarda bana hep Simba engel oldu.

Simba, Ali’nin ameliyat masasında hayata gözlerini yumdu. Tarih 6 Ocak 2008′di ve ben orada, onun yanında değildim.

Simba, last days

Simba, last days

Simba benim için müthiş bir öğretmendi. Bana şefkatin gerçek anlamını, hayatta hep dik durmayı, sebat etmeyi ve yenildiğim anlarda bile asla vazgeçmeyip, ayakta kalmayı öğretti. O bana, sonsuz güvenin gerçek anlamını öğretti.

Bugün, hepimiz, burada bu yazıyı Simba’nın sayesinde okuyoruz. Bugün, ağımız sayesinde arkadaşlıklar kuran hepiniz, kurtardığımız köpekler ve hayatlarına mutluluk kattığımız tüm aileler, hepimiz, bunu Cesur Yürek Simba’ya borçluyuz.

Teşekkürler Simba.

Eğer Simba gibi bir köpek sahiplenmek, evinizi ve kalbinizi kendi “Simba”nıza açmak isterseniz Karam‘ı evlat edinebilirsiniz…

——-

Simba at the shelter

Simba at the shelter

Simba, the terrier that changed my life.

Today’s post is likely to be brief mainly due to the fact that whenever I try to write or speak about her I get all teary eyed and I get a fist stuck in my throat.

I realize that many of you don’t know the history of Let’s Adopt!, how we began…

6 of January 2008, my old rescued blind terrier Simba passed away on the operation table. She was being operated of mammary tumors. It had spread. She developed the disease because her previous “owner” did not neutered her. Instead they bred her. When Simba was 14 years old she was thrown to the streets, blind, to fend for herself.
This picture was taken the moment I saw her for the first time at SHKD. The workers had told me that there was a blind dog with serious behavior issues. She wouldn’t let anyone get anywhere near her, she was fearless, and fierce… My first memory of her is of a grey ball of hair lunging at me wanting to kill me. She then suddenly stopped growling, and started licking my hand.

It was love at first sight. I left the shelter with the old blind dog that everyone feared and nobody wanted. That old dog would change my life forever.

Simba

Simba

For nearly three years Simba and I spent all our time together. She was very attached to me and I would go as far as saying that she
trusted no one but me. At first she would stay at home with our other two dogs but in time she would end up coming with me to my meetings.

Simba went to places where no dog had been before.

Simba was blind, a hypermature cataract that went untreated… The condition complicated and she was in a lot of pain. I had her operated twice, and she recovered sight slightly only to loose it again. Then, cancer developed…

During her years with me we went through incredibly powerful experiences, including the break-up of our family pack. I am being
truly honest when I tell you that she kept me going at times when I considered giving up.

Simba passed away at Ali’s operation table on the 6th of January 2008. I was not there to hold her.
Simba was a great teacher for me. She taught me the real meaning of compassion, she taught me to be tough, to persevere, to never give up and always stand tall, even at times of defeat.

Simba during cancer therapy

Simba during cancer therapy

She taught me the meaning of blind trust…

Today, you are all here, right now, reading this post, because of her. Today all of you who have formed friendships through our network, the dogs that we have saved, the families that they have brought joy to, we are all indebted to Simba, the Braveheart.

Simba, thank you.

Would you like to give a chance to a senior dog like I did with Simba? Here we have a very special dog.. his name is Karam . He is very very special…

Viktor Larkhill



Where to sign in? Here… :-)

Enter your email address:

(We respect your privacy)

Join our new Facebook Page

Making dreams come true

Here are some of our 2000+ success stories. JOIN US! Rescue. Foster. Adopt.





Let’s Adopt TV


Let`s Adopt Network!

Let’s Adopt! Community Map


View Let's Adopt Network in a larger map

Follow us on Twitter


Btn_wht_122x44

Recent Posts

Recent Comments

Archives

Our Trusted Vets







Social Media Advisors





Please share this blog!

Share |

Web hosting for webmasters
V
E
R
I
B
I
R