Browsing all articles tagged with animal lovers
Efe

Şarap

Biz Şarap’ı geçen hafta çarşamba günü Yedikule Hayvan Barınağından aldık. İlk gittiğimizde internet sitesinde formu doldurmamızı, daha sonra gelmemizi istediler. Gittik, istenilen formu, evin fotoğraflarını gönderdik. Birçok maddesi olan ( Hayvan kötü bakıldığında el konup geri alınır, yılda 2 kez barınaktan seçeceğimiz bir dost köpeğe yardım etmemiz gerektiği, herhangi bir durumda önce barınağa gitmemiz gerektiği, bunları yapmadığımız takdirde, köpeğimizi geri alma hakları olduğu ve dava açma hakları olduğu gibi.. oldukça göz korkutucu, ama özendirici hiçbir niteliği bulunmayan) bir belgeyi imzaladık. Üstelik bu kadar hevesle almak istediğimiz yavru için oldukça sıkı bir mülakattan geçirildik. Ben sandım ki, bu kadar dikkat edilerek, çok zor verilen yavrular, aynı şekilde takip ediliyordur.

Şarap’ı aldığımız gün, ordaki veteriner! bize ilk gün ishal olabileceğini söyledi. Şarap’ı eve getirdikten 1 saat sonra ishali başladı. Ve 1 gün boyunca hiç geçmedi.Ertesi gün Şarap kustu. Oldukça telaşlandık. Çünkü ona çok iyi baktık. Hiçbir şeyi yadırgamadı, oynadık, uyuttuk, taradık, yemeğini yedi severek. Ancak yine de sabah olduğunda keyfi kaçmıştı. Meral Hanım, ( bize köpeği veren Barınak
yönetiminin başındaki hanım) bize herhangi bir sorun olduğunda aramamızı söylediği barınak veterinerini aradık. Bize tek söylediği ”

Şarap

Şarap

Hıı, hastalandı demekki. Getirin, bakalım. ” Bu kadar! Herhangi bir uyarı, ne olabileceğine dair bir bilgi, ya da herhangi bir öneri yok. Biz Anadolu Hisarındayız. Yani Yedikule’ye gitmemiz sabah trafiğinde en az 1 saat sürüyor. Ki, Şarap’ın hali bile yok gözünü açmaya. Bu ilgisizlik karşısında ben kendi özel veterinerime götürdüm Şarap’ı.

İyiki de öyle yapmışım. Hemen antibiyotik tedavisine başlandı. ( Bu arada sadece ishaldi, ve birkaç kez kusmuştu.Başka hiçbir şeyi yoktu).  Günde 2 kez veterinere gidiyorduk.

Ertesi sabah, ateşi 40′a çıktı, hemen veterinere gittik, serum takıldı. Veteriner hekimimiz, bize, Şarap’ın durumunun ağırlaştığını, kanlı ishal olmasından endişe ettiği için gözetim altında tutmak istediğini söyledi. Zaten biz de bu hastalıktan endişelendiğimiz için ilk günden itibaren tedavisine başlamıştık.

O gün serumu devam ederken, altına kaçırmaya başladı. Ve 1 saat kadar sonra jel gibi bir dışkı ve kan parçaları gelmeye başladı. O an beynimden vurulmuşa döndüm, ellerimle beslediğim köpeğim, 1 günde 300 gram verdi. zaten 1 kilo 700 gram bir köpekten bahsediyorum. Ne kadar ciddi bir oran olduğunu anlayabilirsiniz. Kanlı ishal olduğu kesinleşince, ilaç tedavisini ona göre devam ettirdi veterinerimimiz. Ancak bize yaşamasının zor olduğunu, biz onu barınaktan almamış olsaydınız, bugün asla uyanamazdı dedi.Ve parvolglob isimli bir ilaç gerektiğini, bulamamamız halinde yaşama şansının %50 olduğunu söyledi.

Şarap

Şarap

Tam 24 saat boyunca, hiç uyumadan, gözümüzü kırpmadan, 10-12 arkadaş ilacı aradık. Ecza depoları, internet siteleri, paylaşım siteleri, veterinlerler, klinikler, hatta yurtdışındaki ilaç şirketleri.

Görüşmediğimiz yer kalmadı. Ancak sonuç , ne yazıkki olumsuzdu. Bir arkadaşım Viktor’a anlatmış durumu, sabaha karşı 2 buçuk gibi arkadaşım beni aradı ve ilacı bize verebilceklerini söylediğinde sevinçten saatlerce ağladım.

Ama önce şunu söylemek istiyorum devamını yazmadan önce, bu ilaca ihtiyaç olduğunu öğrendiğimde, Efe ( erkek arkadaşım , Şarap her ikimizinde köpeği ) , Meral Hanım’ı aradı, ve durumu anlattı. Ancak hiç beklemediğimiz bir tepkiyle karşılaştık. Efe’ye söylediği şey, bu hayvanın bu mikrobu barınakta kapmış olsa dahi, hastalığın kuluçka döneminde olabileceğini ve farketmemiş olduklarını söyledi. Gerçekten böyle de olabilir. Buraya kadar sözüm yok. Ancak, ben Şarap’ı alırken, Gençlik hastalığı olup olmadığını sorduğumda, yok demişlerdi. Ve ishal olabilir panik yapmayın demişlerdi. Üstelik daha ertesi sabah, veterinerini aradığımız halde, bize sadece hastalanmıştır gibi basit ve önemsiz bir cevap vermekten öteye gitmemişti. Ancak Meral Hanımın Efe’ye cevabı ve savunması nedir sizce ? ” Kız arkadaşınız daha önce köpek beslediği için ben ona güvendim biliyordur die söylemedim. ”

Şarap

Şarap

Ben, senelerdir çeşitli köpekler baktım. Kangallarımda oldu, Alman kurdumda, Şu anda da çok sağlıklı 3 yaşında bir Golden oğlum var.

Tabii ki bu kadar küçük ve barınaktan alınmış bir yavrunun hangi riskleri taşıdığını biliyorum. Zaten bu kadar bilgim olmasaydı,
onların savunduğu gibi , ishal olabilirmiş önemsiz deyip otursaydım, şu anda Şarap yaşıyor olacak mıydı ??

Biz günlerdir uyumuyoruz. Yemek en son ne zaman yedim hatırlamıyorum. Ama hiç şikayetim yok. Ben bir dakika bile umudumu kaybetmedim. Şarap’a onun iyileşeceğini bana güvenmesini söyledim hep. O da bizi haksız çıkarmadı, direndi. Hatta ben yemek yemesini istiyorum diye kendini zorlayıp yemeye çalıştı. O bizden bile güçlü çıktı, ,iyiki.

Şarap

Şarap

Benim bebeğim, Türkiye’deki belki binlerce parvo hastalığına yakalanmış, ve kurtulmuş sayısı çok az köpekten birisi. Ben, ve Şarap
şanslıymışsız ki, sizin gibi insanlarla karşılaştık. Bize her konuda maddi, manevi destek veren veteriner hekimimiz Fikriye Hanım, ve
Viktor Larkhill olmasaydı, şu anda yaşıyor olmayacaktı, maalesef.

Bu hastalığın tek sebebi, zamanında aşılanmamış olması. Ve / Veya, bu hastalığı taşıyan köpeklerle aynı yerde kalmış olması. İlacın
Türkiye’de satışının belli insanların tekelinde olması ve bulunamaması ayrı bir konu. onun için sayfalarca yazı yazmak gerek. Benim
anlamadığım tek şey, biz günlerce sorguya çekilir gibi kendimizi anlattık, ikna etmeye çalıştık ona iyi bakacağımıza. Formlar
doldurduk, geri alınabilir gibi bir maddenin bile altına imza attık.

Neden? Barınaktan alalım, ordaki bir yavruya yardım edelim diye. Ama biz gözümüz gibi baktığımız bebeğimizi kaybetseydik, bize söylendiği gibi onlar da yavrumuza iyi bakmamış oldukları için dava açma hakkına sahip olabilecek miydik ? Hayır!

Burda bir adaletsizlik var. Ben, ve erkek arkadaşım Efe, öğrenciyiz. 1 haftadı günde 6 saat tedavi altında, 1buçuk aylık bir köpeğin, nasıl büyük bir maliyete sebep olduğunu tahmin edebilirsiniz. Çünkü durumu kritikti ve özel bakıma ihtiyacı vardı. Biz öğrenci olmamıza rağmen, ona bu hayatta bakılabilecek en iyi şeklide baktık. Veterinerde tedavi görürken bile insanlar inanamayarak baktılar bize. Şimdi sormak istiyorum, biz elektrık faturamızla ikametgahımızı kanıtladık, altına imza attığımız belgeyle iyi bakacağıma söz verdik, canımızı dişimize taktık, işe, okula gidemedik. Herşey bir yana, çok korktuk. Şanslıyız ki, kurtardık. Ama ya olmasaydı ?

Şimdi, siz köpeklere gerçekten iyi baktığınızı kanıtlayabilir misiniz ?? Gerçek gönüllüler, bir barınak adı altında gönüllü olanlar değil illa.

Sarap

Sarap

Ben GÖNÜLLÜYÜM. bebeğime gönlümle baktım, bakmaya da devam edicem. Gönüllü olmak ne o kağıt üstündeki imzayla, ne de barınak yöneticisi olmakla olmuyor. Keşke Gönüllü olsaydınız!

Ne ilaç bulmamıza yardım ettiler, ne de tekrar arayıp durumu nedir diye sorma zahmetine girdiler.

Bugün, Şarap oldukça iyi. Dün gece yemek yedi. Hiç kusmuyor. İshali düzeldi. Artık kendine geliyor, hayati tehlikeyi atlattı. Bunun için hayatım boyunca minnettar olucam, destek olan herkese, ve en çok size. Son sözüm şudur; bu acıyı yaşamış bir insan olarak, hiçbir barınak ve ya kişiyi suçlamadığımı, ancak sistemin yanlış işlediğini söylemek istiyorum. Gönüllü olmak yalnızca sevmekle olmuyor. İlgi, bakım, özen de gerektiriyor. bu örnek sizi barınaklardaki köpeklerden uzaklaştırmasın, tam tersine daha çok sahip çıkın! o barınaklara bu kadar büyük sorumluluklar vermeye bile gerek kalmayacak günlerin gelmesini umut ediyorum. O gün gelene kadar, bir barınak gezin, gerçek gönüllülere destek olun, hayvanlara yardım edin. Hayat kurtarmak bizim elimizde.

Sarap

Sarap

Ancak yanlışı düzeltmemek, söylememek, en az yanlışı yapanlar kadar suç. bu yazımın sebebi, budur. Ben, doğru olanı yazmakla yükümlü hissediyorum kendimi. Başka bir Şarap hastalanmasın, ölümden dönmesin diye.

Ve siz bir tek nefes daha alsın diye köpeğinizin gözlerinin içine bakarken, onlar arayıp ” o bizim de köpeğimiz ” dediklerinde, bunun sadece boş bir laf olduğunu görmemk için.

Gönüllü olan, gönlüyle seven herkese teşekkür ediyorum.

Gonca Gökçek


Yaşadığınız “barınak” hikayelerini bizimle paylaşın, barınak cehennemine beraberce çozüm bulalım.

v.larkhill@googlemail.com



Petuk

Petuk

Petuk ve Allie, harekete geçme sırası SİZDE.

Sevgili Arkadaşlar,

Bir kaç ay önce çok güzel bir Terrier kurtardık…Ona Grace ismini verdik.

Veterinerimizde genel bir kontrole tabi tuttuk, gayet masraflı bir şekilde iyi bir bakımdan geçirdik ve Grace’i geçici bir eve yerleştirdik.

Bir hafta sonra beklenmedik bir olay gerçekleşti. Grace üç bebek doğurdu!!!

Veterinerimiz, hamilelik ihtimali üstünde durmayı ihmal etmişti…Böylece, kurtardığımız köpek sayısı birden dörde çıktı. Ardından gelişen olaylar asla unutamayacağımız türden. Grace, doğal olarak, bebekleri için koruyucu bir anne oldu ve bu durum geçici evlerle sorun yaşamamıza yol açtı. Bir değil, iki değil, tam üç tane geçici ev değiştirdi. Sonunda, Grace’i bebekleri ile beraber bir pansiyona yerleştirdik. Geçici evlerimizi kaybettik ve kimse Grace ve bebeklerini sahiplenmedi.

Grace safkan bir Terrier. Şanslıydı ki, iki hafta sonra harika bir kadın, Esra, tarafından sahiplenildi. Grace şu an, onu çok seven sahibi ile birlikte, evdeki bir grup kedi arkadaşı ile bütün gün oyunlar oynadığı rüya gibi bir yaşam sürüyor.

Grace’in üç yavrusu pansiyonda kaldı.

Erkek olan yavru, Vernon, kısa bir süre sonra, sağlıklı, sosyal ve harika bir şekilde yaşadığı geçici evine yerleşti. Harika bir köpecik…

Fakat, iki dişi yavru, Petuk ve Allie arkada kaldılar…kafeslerde…ve bu zamana kadar HİÇKİMSE, evet gerçekten HİÇKİMSE onları sahiplenmeye yanaşmadı bile.

Geçici aile olmak isteyen iki kişi bulmuştuk, fakat değişik sebeplerden ötürü her ikisi de olmadı.

Böylelikle, bugünden itibaren, iki harika bebek, iki küçük kızkardeşin ömürleri bir kafeste ziyan oluyor. Tüm bebeklikleri 4 ufacık duvarın içinde harcanıyor. Halbuki, oyunlar oynuyor olmaları, aileleri ile birlikte harika zamanlar geçirmeleri, bahçede koşuşturuyor olmaları gerekirdi…bunun yerine, onlar şu an kafesteler.

Kurtardığımız çocuklardan birinin fotoğrafını profilimde paylaştığım zaman, bir çoğunuz yorumlar bırakıyor. Çoğunuz, grubumuzda paylaştıklarımızı yayabilmek, sahiplenmeyi bekleyen hayvanlarımızın şansını arttırabilmek için elinizden geleni yapıyorsunuz.

Her gün, üyelerimizden kendilerine golden retriver yavrular bulmamızı isteyen mektuplar alıyoruz. Çoğu zaman, bu insanları yanıtlamaktan usanmıyorum; bu anlayıştaki insanlar bizim aradığımız türden sahipler olmamalarına rağmen, zaman geçtikçe eskiden duyduğum o güçlü hayalkırıklıklarını hissetmemeye başladım.

Petuk ve Allie bu gece sıcak bir evde uyuyabilirlerdi ama bunu yapamayacaklar.

Daha fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Gerek de yok. Ama şimdi sizden, dönüp köpeğinize bakmanızı ve o iki bebeği düşünmenizi istiyorum; hayatları ziyan olan Petuk ve Allie’yi.

Bu iki bebeğin hayatını değiştirme şansınız var. Bazı üyelerimiz her gün hayat kurtarıyor, şimdi sıra sizde.

Viktor
V.larkhill@googlemail.com

—-

Petuk

Petuk

Petuk and Allie, YOUR turn to act.

Dear friends,

A few months ago we rescued a beautiful terrier.. we named her Grace.

We took her for a check up at our vet, she was given a clean bill of health and was placed directly onto a foster home.

One week later the unexpected happened, Grace delivered three babies!!!!

Our vet had failed to spot the pregnancy… so we went from one rescue to four.

What followed is something we will never forget. Grace, naturally, became protective of her babies and this created problems with the
foster homes.. she went to 1, 2, three foster homes!.. in the end Grace, together with her three puppies was moved to a pension.

We had run out of foster homes and nobody wanted to adopt them.

Grace is a purebreed terrier. She was lucky and two weeks later she was adopted by a wonderful woman, Esra. She now lives a dream life, with an owner that loves her and a bunch of cat friends to play all day.

Her three babies stayed at the pension…

The male puppy, Vernon, was moved shortly afterwards to a foster home where he is growing wonderfully, healthy and sociable. A wonderful pup…

But the two females, Petuk and Allie stayed behind…on the cages… and so far NOBODY, and I mean, NOBODY has showed any interest in adopting them.

We had two people interested in fostering but for different reasons it didn’t happen.

So as of today we have two wonderful puppies, two little sisters, wasting their lives away on a cage. Their entire childhood is being
spent between 4 tiny walls.

They should be out playing, having a great time, hanging out with the family, running around the garden.. instead they are in a cage.

So many of you leave comments on my page whenever I publish the pictures of one of our rescues. Most of you do whatever you can to
spread the word about our group, to increase the chances of adoption of our animals.

Every day we receive letters from members asking us to find golden puppies for them. Most of the time I dont bother answering those
people, they are not what we are looking for, but time after time I cannot feeling a strong feeling of disappointment.

Petuk and Allie could be sleeping on a warm home tonight but they wont.

I wont say anymore… there is no need…. but I want you to look at your dog, right now and think of this two babies, Petuk and Allie,
their lives wasted.

You have the chance to change the life of this two puppies. A number of our members are saving lives, every day, it’s your turn to act now.

Viktor
V.larkhill@googlemail.com



Chains

Chains

Yapmaya değer her şey imkânsız gözükür…

Yapmaya değer her şey imkânsız gözükür… Ama başkalarına…

Sahip Çıkalım! Türkiye’deki “hayvan refahı” konusunu yeniden ele alıyor, baştan yaratıyor. Bu işi üstlendik çünkü kabul etmeliyiz ki, Türkiye’de hayvanların refahından sorumlu olan kesim, yönünü ve amacını kaybetmiş durumda.

Sizi, çevrenizdeki nesneleri yeniden şekillendirmeye, değiştirmeye davet ediyoruz. Hiçbir şey şu anda olduğu şekilde olmak zorunda değil. Korktuğunuz ya da başarıp başaramayacağınızdan emin olmadığınız için bir adım atmazsanız, atmıyorsanız, bu ülkenin hayvanlarının sonu ne olur?..

Birlikte yapabileceklerimizin bir sınırı yok. Peki, ya birlik olmazsak?.. O zaman hayatınızın geri kalanını öldürülen, katledilen hayvanların(ızın) arkasından ağlayarak ya da hayvan severliklerini yitirip bakmakla yükümlü oldukları köpekleri toplama kampı gardiyanları gibi ezen kişilerce yönetilen rezil bir barınaktan diğerine giderek geçirirsiniz.

Chains

Chains

Bir gün, bütün bu barınaklar geçmişte kalacak. Bir gün, yakın bir gelecekte, bütün bu “hayvan severler” -köpekleri hayattan koparıp zincire vuran, yüzlercesini bir odaya hapsedip hastalıktan öldüren ve/veya “doğal ayıklanma/seleksiyon” adı altında hayvanları ormana yani açlığa ve ölüme terk eden bu hayvan severler- kendilerine bakıp şöyle diyecekler:

BİZ ne yaptık?..

Ne düşünüyorduk?..

Eğer Türkçe biliyorsanız, geçen hafta sonu Sabah gazetesinde yer alan, Sahip Çıkalım! ile ilgili makaleyi okumanızı öneririm.

Buraya tıklayın
Kendinizi ve çevrenizdekileri eğitin. Fikirlerinizi yayın. Bize katılın.

Viktor Larkhill

v.larkhill@googlemail.com

—–

Shelters in Turkey

Shelters in Turkey

Everything worth doing seems impossible

Everything worth doing seems impossible. To other people….

Let’s Adopt! is reinventing animal welfare in Turkey. We took up this mission upon ourselves because, let’s face it, the animal welfare community has lost direction.

We invite you to re-image, to change things around you. Things dont have to be the way they are. If you dont start something because you are afraid or because you dont know if its going to work what will be of the animals of this country?

"Animal Lovers" .. Chained animals.

"Animal Lovers" .. Chained animals.

There are no limits to what, together, we can do. What is the alternative? Spending the rest of your life crying at seeing your animals killed, or going from one shitty shelter to another one, all of them run by animal lovers who, simply, lost their way and became guards in massive concentration camps for dogs.

One day, all those shelters will be a thing of the past. One day, not too far away, all those “animal lovers” who did nothing but chaining dogs from life, or dump them in a room with hundreds of others to die of disease, or to dump them in the forest to survive (or die) according to “natural selection”, one day all those “animal lovers” will look at themselves in shame and think:

What did WE do?

What were WE thinking?

If you read Turkish I invite you to read this great article about Let’s Adopt! published in Sabah last weekend…

Click HERE

Educate yourself and educate those around you. Spread our ideas. Join our movement.

Viktor Larkhill

v.larkhill@googlemail.com



Lara

Lara

Okumaya başlamadan önce size şunu söyleyeyim, Bu iletinin sonunda size yazdıklarımı Facebook sayfanızda paylaşmanızı ve Türkiye’de veya yurtdışında tanıdığınız tüm ‘hayvanseverler’e göndermenizi isteyeceğim. Aklımda bütün ‘hayvanseverler’ varken yazıyorum bu satırları. Hepiniz mutlaka okumalısınız.

50 santimetre…

Ellerinizi öne doğru, başparmaklarınız birbirine bakacak şekilde uzatın, sanki birisini kucaklayacakmış gibi kollarınızı açın. Bu aralık yaklaşık 50 santimetre…

50 santimetre Lara’nın san bir buçuk yılda bildiği tek yerdi.

Lara, yaşlı bir cocker. Yaklaşık 1,5 yıl önce bir ‘hayvansever’ tarafından kurtarıldı, ki adını aşağıda açıklayacağım nedenlerle vermiyoruz.

Lara

Lara

Bu kişi köpeği evine götürdü. Ancak maalesef eve gidince farketti ki dairesinde 20 kedisi vardı ve komşuları bu son gelen hayvan yüzünden problem çıkaracaklardı. Zor bir durumdaydı. Köpeği bir barınağa götürmek istemiyordu çünkü köpek toplama kampı olan barınaklarda hayvanların ne korkunç koşullarda yaşadıklarının farkındaydı. Köpekciğe bir ev bulmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Kimse yaşlı bir köpek istemiyordu. Çocuğu bir garaja verdi, onlar da bir-iki gün sonra geri getirdiler.’Hayvansever’ arkadaşları ona yardımcı olmadı. ‘Hayvansever Dernekler’ çağrılarına ve mesajlarına yanıt vermediler…

Ve, o anda Lara’nın ve kendi hayatını sonsuza kadar etkileyecek bir karar verdi. Köpekle birlikte caddedeki arabasına gitti, bagajı açtı ve içerdekileri biraz kenara itti, köpeğe yer hazırladı ve Lara’yı bagaja koydu. Sonra bagajın kapısını kapattı  ve Lara’yı orada bıraktı, karanlıkta, yapayalnız.

Dediğine göre sadece bir geceliğine bırakmak istemişti… sonunda bu işkence tam 1,5 yıl sürdü. Tam bir buçuk yıl… 550 gün, 550 gece. Yaz, kış, bunaltıcı sıcak ve donduran soğuk… Ve yalnızlık…

Lara

Lara

Gördüğünüz fotoğraflar Lara’nın 1,5 yıl içindeki ilk doğru dürüst yürüyüşünde çekildi, bugün öğleden sonra…
Bu kurtarma operasyonu için, kalbimin en derin köşesinden Sahip Çıkalım! üyesi, müthiş bir gönüllü ve iyilik ve şefkatle dolu bir insan evladı olan arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Lara bugün kurtulduysa onun yorulmak bilmeyen çabaları sayesindedir. Gerçek kahramanımız O’dur.

İnsanlarla hayvanlar arasındaki en büyük problem empati yoksunluğu. Hayvanseverler empatileriyle gurur duyarlar. Oysa hiç bir şey gerçekten bu denli uzak olamaz.

Sahip Çıkalım! iki yıl önce kurulduğu günden beri hayvanseverlerin ‘sevgi’ uğruna yaptıkları işkencelere tanıklık ettik, Hayatları boyunca kuş kafeslerine hapsedilmiş köpekler gördük, ağaçlara zincirlenmiş köpekler gördük, yere bağlanmış köpekler gördük, bodrumlarda gün ışığı görmeden yaşamış canlar gördük, hayvanseverlerin yüzlerce ‘kurtarılmış’ hayvanı, sağlık güvencesi olmayan, kışırlaştırılmamış 1500 hayvanla İstanbul’un ormanlarının bir köşesinde yaşayan bir adama sırf vicdanlarını rahatlatmak için terk ettiklerini gördük.

Lara

Lara

Bu insanlar kendilerini ‘hayvansever’ olarak takdim ediyorlar.

Ne zaman “Ben bir hayvanseverim…” diye başlayan bir ileti alsam korkudan titremeye başlıyorum.

Çoğunlukla gelen iletinin içeriği dudak uçuklatan cinsten. Hayvanların gereksinim ve doğalarından tamamen habersiz ve uzak… Hayatım boyunca daha cahil ve mantıksız bir grup insanla daha karşılaşmadım. Elbette istisnalar var, ama genelde hayvanseverlerle ilgili düşüncelerim daha kötü olamaz. Ve bu “bir defaya mahsus” olaylarla bağlantılı bir yargı değil. Sahip Çıkalım! her gün bu tür olaylarla başetmek zorunda kalıyor.

Son birkaç gün içinde Facebook’ta Lara’nın bir arabanın bagajında yaşadığıyla ilgili bir takım söylentiler dolaşıyordu. Günlerce kimse hiçbirşey yapmadı. Sonra, dün iki hayvansever durumu kendi gözleriyle görmek üzere gidip Lara’yı gördüler, sahibiyle tanıştılar, arabayı gördüler, yaşam koşullarını gördüler, fotoğraflar çektiler… VE hayvanı orada bıraktılar! Sonra, dünyanın her yerinde ‘hayvanseverler’in en iyi yaptığı şeyi yaptılar; bilgisayarlarının başına geçtiler, fotoğrafları yüklediler, ve bağırmaya başladılar… bağırmak, dilekçeler imzalamak, ve sonunda hiç birşey yapmamak…

Bu sabah yaşlı köpeğin hikayesini ve fotoğraflarını aldım. Önce inanamadım, ama yine de gönüllülerimizden birisinden gidip bakmasını rica ettim. Herşey gerçekti.

Lara

Lara

Köpeği veteriner hekimimize götürdük. işte Lara’nın konulan tanılar:

- Lara’da ileri derecede dehidrasyon var (susuzluk). Derisi zımpara kağıdı gibi. Bunun sebebi de bunca zaman  susuz ve vitaminsiz kalmış olması. 1,5 yıl boyunca karanlık bir bagajda yaşamanın sonu bu.

- Lara kör… Bu zaman içinde tamamen karanlıkta yaşamış olması bu durumun daha da kötüye gitmesine neden olmuş.

- Lara kanser hastası. Normal bir evde yaşıyor olsaydı tedavi olabilecekken kimse Lara’nın kanser hastası olduğunun farkına bile varmadı. Vücudunun çeşitli yerlerinde büyümekte olan tümörler ve memelerinde carcinoma var.

- Tahlillere devam ediyoruz ancak kanserin metastas yapmış olabileceğinden şüphe ediyoruz.

Bu “hayvansever” iyilik yapmak istedi. Ancak mantığındaki eksiklik ve yersiz korkuları onu en kötü işkenceciden beter duruma düşürdü,

“Hayvansever” olmak bu zulmü affettirmez. Allah onu affetsin, Allah hepimizi affetsin.

Cuma gecesi… Ülkenin en büyük gazetelerinden birisini okuyorum. 80 yaşında bir teyze Erzurum’da, güneşin altında, torunu tarafından arabaya kilitlenip unutulmuş.

Canavarlar… Etrafımız canavarlarla dolu…

Şimdi, lütfen bu hikayeyi istediğiniz biçimde paylaşın. Bırakın hayvanseverler okusun ve çıkartmaları gereken sonuçları çıkartsınlar.

Viktor Larkhill

——–

Lara

Lara

Before you start reading let me tell you, at the end of this post I will ask you all to share this on your facebook pages and to forward it to every single “animal lover” you know, in Turkey, or overseas. I am writing with every single “animal lover” in mind. You all need to read this.

50 cms.

I want you all to extend your hands in front of you… with you thumbs facing each other and the hands fully opened. That is approximately, 50 cms.

50 cms was all the space Lara knew during the last year and a half of her life.

Lara

Lara

Lara is an old cocker. About a year and a half ago she was “rescued” by an animal lover, we will not disclose her name for reasons I will explain later.

That person took the dog home. Unfortunately when she got home she realized that her apartment was already occupied by 20 cats and that her neighbors created problems at her having another animal.  At that moment she found herself in a difficult situation. She didnt want to take Lara to a shelter because she knew dogs live in horrendous conditions in those hellish prison camps for dogs. She tried to find a home for the dog but she was unsuccessful. Nobody wants a old dog. She gave the dog to a garage but she was returned a couple of days later.

Her animal lover friends didn’t help her. Animal Organizations didnt’ return her emails, or calls.

Lara

Lara

So, at that moment that person took a decision that would forever mark Lara’s life, and hers. She and the dog went to street where her car was parked, opened the trunk of the car, moved some of the stuff around, made a little space and put the dog there. She then closed the trunk, leaving Lara inside the trunk, alone, in darkness.

She apparently intended to leave the dog for a night only… in the end, the torture lasted one and a half years. One and a half years…

550 days… and nights. Summer, winter, asphixiating hear, freezing cold. And loneliness…

Lara

Lara

The pictures you see here are the pictures from her first proper walk in 1,5 years, today, in the afternoon. For his amazing rescue story I would like to thank from the very bottom of my heart a wonderful Let’s Adopt! member, a great volunteer and a kind and compassionate human being. It was because of her tireless efforts Lara is saved today. She is the real hero here.

The biggest problem of the relationship between humans and animals is lack of empathy. Animal lovers pride themselves in their empathic abilities. Nothing further from the truth.

In the last two years, since the inception of Let’s Adopt!, we have seen some of the most horrendous torture being commited by “animal lovers” for love. We have seen dogs kept on bird cages during their entire lives, we have seen dogs chained to trees, closed in garages, tied to a hook on the floor, stuck in basement rooms for decades, we have seen animal lovers kill their rescues through improper care, we have seen animal lovers clean their consciences by dumping dogs by the hundreds on to a hidden corner of the Istanbul forest where someone lives with over 1.500 dogs, unneutered, lacking any kind of veterinary care.

Those people introduced themselves as “animal lovers”. I shake in fear whenever I receive an email starting with the following words: “I am an animal lover”…

Most of the times the content of that email is truly hairrising… complete and utter ignorance of the true nature of animals and their needs. In my entire life I have never met a more uneducated and illogical group of people. There are of course some exceptions, but onthe whole my perception of animal lovers just couldn’t be worse. And this is not a perception based on one-off situations…  Let’s Adopt! is forced to witness, and solve, those disasters, on a daily basis.

For the last few days rumors spread on Facebook about the existence of Lara, living alone inside the trunk of a car. For days nobody did anything. Then, yesterday, a couple of animal lovers went to check the situation by themselves, met the dog, the owner, saw the car, the living conditions, took some pictures AND… left the dog behind. And then they did what animal lovers tend to do around the world.. they go onto their computers, upload the pictures, and scream…scream, sign petitions and do nothing.

This morning I received a picture of an old dog and a story. At first I couldnt believe it but I asked one of our volunteers to check it out.

It was true.

Lara

Lara

We did what we always do. We rescued the dog. We took action. We saved a life.

We took the dog to our vet. Here is Lara’s diagnosis:
- Lara is severely dehydrated. Her skin is like sand paper. This happens because of the lack of sufficient hydration and lack of
vitamins. This happens when you live in total darkness for a year and a half.
- Lara is blind. Her condition has surely worsened by the lack of light during this period.
- Lara has cancer. What could have surely been treated had she been in a normal home went undetected. There are a number of tumors growing all around her body and she has carcinoma in her mamary region.
- We are conducting further analysis but we suspect cancer has metastasized.

The “animal lover” meant well.. but her lack of logic, combined with her irrational fears turned her into a torturer of the worst kind.

To be an “animal lover” is no excuse for this monstrosity. May God forgive her. May God forgive us all.

It is Friday night, Im just reading one of the nations largest newspapers.. an 80 year old woman has been “forgotten”, locked up, in
a car, by her grandson, under the sun in Erzurum.

Monsters… we are surrounded by monsters.

Now, please share this story, in any way you can. Let animal lovers  read it and draw their own conclusions.

Viktor Larkhill



Let’s Adopt, rules of the Game

Dear members,

As the groups grow so do our reach and our ability to find homes for animals in need. Unfortunately our problems grow as well, group members who don’t really understand the way the group works, DEMAND our help and animals end up dumping on us.

In order to avoid the repeat of this situations here you have the Rules of this Group, our code of conduct, the procedures that make the difference between this group and all others, the stuff that makes us “unique”.

a) Where do we get the dogs in Viktor Larkhill’s portfolio?

The dogs come from all over Turkey and from a variety of sources.. Animal rescuers who have saved an animal and are now looking for a home, veterinarians who have an animal whose owner has “disappeared”, petshops who have failed to sell an animal and want to give it away instead of killing him, animals that have been found wandering in the forest, or the highways, people who were given a dog and after a week want to get rid of it.

Let’s Adopt is here to assist (and educate) animal lovers.

We also do our own rescues. Periodically we have to intervene in cases of animal abuse, in most cases at the hands of “animal lovers”.

There are only two cases we refuse:

- someone decides to have puppies and now doesn’t know what to do with them.

- someone wants us to help find a family for an animal but doesn’t trust our judgement and wants to have the final word on where the animal goes.

Every other case we will always help with.

b) What to do if you find an animal.

Here are our rescue procedures:

- NEVER take an animal to a shelter. NEVER. DONT DO IT!!

The word “shelter” stands for protection, care, safety. In Turkey shelters are (with one or two exceptions) abject places run by animal hoarders assisted by insensitive, lazy and unmotivated municipal employees where dogs are fed a menu consisting of stale bread and garbage. If this depended on me all shelters in Turkey would be closed, and a large number of its managers would be charged with animal cruelty.

What those places do is, in the vast majority of cases, unspeakable.

- Injured animal: take him to a vet and treat him from his injuries. If the dog can survive on the streets, return him where you found him. If the dog has clearly been abandoned or you consider that he cannot survive out there and that he has already suffered enough then we’ll rehome him.

- Dogs to be rehomed by Let’s Adopt: First of all you, as the rescuer will assume full responsibility for the safety of the animal until we find him a family. You could keep him a home, or put him on a pension or, if available, we will try to find a foster home (this is why foster homes are so important).

We do all we can so that the dog is rehomed as quickly as possible but this doesn’t always depend on us.

You need to send us at least 10 pictures of the animal. The pictures have to be of good quality. The better the pictures are the bigger the chances of finding a home for the animal. If we think the pictures are not good enough we will try to send a photographer to you but that is not always possible and it will delay things.

Every cost, medical treatment, neutering operation, pension costs, transportation costs to the animal final home are to be covered by the rescuer. Let’s Adopt is run with the money of a handful of volunteers, therefore we cannot accept to cover the expenses of animals brought in by private rescuers.

“To rescue” a dog means to assume full responsibility for that animals life and provide for his every need until a suitable family is found. Very few people understand this and more often than not we are the ones left with the financial burden.

Let’s Adopt won’t make exceptions to this rule.

Let’s Adopt has set up a Fund, Simba’s Fund, whose goal is to finance life saving surgical procedures on animals who have no “rescuer”. In all other cases the cost will have to be covered by the rescuer.

- The responsibility for finding a home, screen the applicants and, very important, the final decision of who gets to adopt the animal lies on the management of  Let’s Adopt. We assume full responsibility for our decisions. Our only priority and interest is to help the animals, our decisions are taken with only that goal in mind.

I hope this has answered all your questions. Please don’t hesitate to contact me if you want to get further involved in our work.

Best

V

v.larkhill@googlemail.com



Where to sign in? Here… :-)

Enter your email address:

(We respect your privacy)

Join our new Facebook Page

Making dreams come true

Here are some of our 2000+ success stories. JOIN US! Rescue. Foster. Adopt.





Let’s Adopt TV


Let`s Adopt Network!

Let’s Adopt! Community Map


View Let's Adopt Network in a larger map

Follow us on Twitter


Btn_wht_122x44

Recent Posts

Recent Comments

Archives

Our Trusted Vets







Social Media Advisors





Please share this blog!

Share |

Web hosting for webmasters
V
E
R
I
B
I
R