
“Kendini adamış bir grup insanın dünyayı değiştirebileceğine hiç şüphe yok. Aslında dünyayı değiştiren tek şey bu küçük gruplardır.” Margaret Mead
2006 yılında, Kanadalı Rock grubu Nickelback bir şarkı yaptı: “If everyone cared” (Eğer herkes ilgilenseydi)
Şarkı ICA Kanada (International Children’s Awareness Canada/Kanada Uluslararası Çocuk Bilinçlendirme Vakfı) adlı hayır kurumuna ithaf edilmişti. Bu öyle bir kurumdu ki yönetim giderleri yoktu ki bu da çok ciddi gönüllü katkısı olduğu anlamına geliyordu. Gönüllüler, üçüncü-dünya merkezlerinde uzun soluklu topluluklar oluşturuyorlardı. Şarkıdan elde edilen tüm gelir ICA Kanada’ya bağışlandı.
Ben büyük bir Nickelback hayranıyım, özellikle bu şarkıyı çok seviyorum. Bence bütün dünya bu videoyu seyretmeli ve anlamı üzerine düşünmeli.
Bugün bir hayat kurtarmak için Nickelback’in bu çalışmasını kullanacağız. Onlara saygılarımızı sunuyoruz. Bizi affedeceklerinden eminim. Kanada ve Amerika’da yaşayan milyonlarca köpeği temsil eden bir köpek yetersiz, işlevsiz yasama sistemi nedeniyle ölüm hücresinde idamını bekliyor.
Sizlerden bu videoyu paylaşmanızı ve yaymanızı rica ediyorum… Dünyayı değiştirebilmemiz için bize yardım edin.
Hayvanlar için.
Viktor Larkhill

“Never doubt that a small group of committed people can change the world. Indeed, it is the only thing that ever has.” Margaret Mead
In 2006, the canadian rock band Nickelback published a song: “If everyone cared“.
The song was dedicated to a Canadian-based Charity called ICA Canada (or International Children’s Awareness Canada), a Charity with 0% administration costs which does a lot of volunteer work building sustainable communities in third-world locations. Revenues generatedby this song were donated to ICA Canada.
legislation.
I would kindly ask you to help us spread this video…. Help us change the world.
For the animals
Viktor Larkhill
Lütfen Halifax Belediye Başkanı Peter J.Kelly’ yi 902-490-4010 numaralı telefonundan ARAYIN. Eğer Kanada dışındaysanız, lütfen kellyp@halifax.ca adresine bu olay hakkındaki en derin ve içten duygularınızı anlatan bir e-posta gönderin.11 günümüz var…
Brindi için…
Viktor Larkhill
viktor@myletsadopt.com
27
Brindi: a danger to society?
Let’s get real…
Does this looks like an irresponsible owner to you?
Does this look like a couple that deserves to be separated?
Does this looks to you like a dog that deserves to DIE????
Please CALL Mayor Peter J. Kelly, Mayor of Halifax on ph: 902-490-4010 or if you are abroad please email kellyp@halifax.ca and express your deepest inner feelings regarding this case.
We have 11days…
Please share…
For Brindi…
Halifax’ta kesinlikle ters giden bir şeyler var.
Mail kutularımız dünyanın dört bir yanından gelen sorularla, mesajlarla dolu. En çok sorulan soru şu: Bu çılgınlığa kim son verebilir? Brindi’nin hayatını kim kurtarabilir? Onu sahibine kim gönderebilir? Kimin harekete geçecek gücü var?
Cevap burada: (Mahkeme hâkimi dışında) Brindi’yi kurtarabilecek tek kişi Vali Peter Kelly.
Peki Peter Kelly bunu yapacak mı? Kamuoyu baskısı boyunu aşıp durumun saçmalığını görene ve bu ayıbı sonlandırmaya karar verene kadar, hayır.
Kulağa ne kadar garip gelse de Brindi’nin hikâyesi gerçek ve SİZin de başınıza gelebilecek bir olay.
Brindi’nin durumunu bütünüyle anlayabilmenin tek yolu, bunun SİZİN başınıza geldiğini düşünmeniz.
Halifax şehri masum hayvanları uyutma konusunda hayli kabarık bir sicile sahip. Neden?
Çünkü yapabiliyorlar. Bu bir güç oyunu.
Bay Kelly, biz başka bir dünyada yaşıyoruz. Brindi’nin davası başka bir zaman ve sosyal yapıya ait: Yetkililerin insanların hayvanlarına (ve ailelerine) el koyup onları İSTEDİKLERİ İÇİN öldürebildikleri feodal zamanlara ait.
Feodal çağlarda yetkililer diledikleri gibi hareket ettiler çünkü bunu yapabiliyorlardı. Ama zaman değişti. Bu tür sapkınlıklar artık saklı kalmıyor, insanlar seslerini duyuruyor.
Kanada dünyanın en mükemmel demokrasilerinden biri. Ülkenin her yanı hayvan severlerle dolu. Sizin kendi başbakanınız bir hayvan hakları savunucusu, aktivisti!!!
Zaman gösterecek… Üzerlerine düşeni yapmayanlar, yaptıkları (ya da yapmadıkları) şeylerin bedelini bir şekilde ödeyecekler.
Bay Kelly, her politikacı ve hizmet adamı, bir gün, geride nasıl hatırlanacağını belirleyecek bir seçim yapmak zorundadır.
Dürüst ve onurlu bir kişi olarak hatırlanmayı seçebilirsiniz. Öyle biri ki, şehrini, hukuk ve sağduyu önderliğinde, en iyi biçimde yönetme şansını yakalayacak kadar şanslı… ya da…
Apaçık ortada olan bir haksızlık, adaletsizlik karşısında susmuş, dar kafalı ve zalim biri olarak hatırlanırsınız. En saçma durumu bile görmezden gelip kafasını başka yöne çeviren biri olarak… İki masum hayatın yok edilmesine göz yuman biri olarak…
Brindi maruz bırakıldığı bu haksızlığı hak edecek HİÇBİR ŞEY yapmadı, ki bu adaletsizlik onun hayatını tehdit ediyor. Francesca Rogier maruz bırakıldığı bu fiziksel ve psikolojik işkenceye hak edecek HİÇBİR ŞEY yapmadı. Kabul edin, bu işkence fena halde “yargısız infaz” kokuyor…
Hayat yaptığımız seçimlerdir Bay Kelly. Bu platformdan size sesleniyorum: Yaptığınız seçimleri iyi düşünün.
Halifax Belediye Başkanı Sayın Peter J. Kelly, 902-490-4010 numaralı telefondan ve kellyp@halifax.ca e-mail adresinden bağlantıya geçin, Bu konuyla ilgili derin hislerinizi kendisine bildirin.
Hayvanlar için…
Brindi için…
Viktor Larkhill

There is something clearly wrong with the City of Halifax.
Our mail boxes are filled with letters from people from all over the world asking all kinds of questions. The most common one is: Who can stop this madness? Who can save Brindi’s life and return her to her
owner? Who has the power to take action?
The answer is here: The only person (other than the judge) who has the power to save Brindi is Mayor Peter Kelly.
Will he do it? Not until public pressure is so overwhelming that he realizes the absurdity of the situation and decides to put an end to this outrage.
Bizarre as it may sound, Brindi’s story is real and it could happen to YOU. There is only one way to understand Brindi’s case in its entirety.. imagine it happened to YOU.
The City of Halifax has a track record in putting innocent animals to sleep. Why?
Because they can. It’s a power trip.
Mr. Kelly, we live in a different world. Brindi’s situation belongs to a different age and social structure; a feudal society when the authorities could get hold of people’s animals (and families) and kill them because THEY WANTED TO.
In those times authorities acted as they pleased because they could.
Times have changed. Such aberrations do not remain uncovered any longer; people stand up.
Canada is one of the world’s greatest democracies, and a country filled to the brim with animal lovers.
Stephen Harper Animal Activist
Your own Prime Minister, Stephen Harper is an animal activist!
Time will tell; those who don’t take the necessary actions will pay for whatever they do (or don’t do), one way or another.
Mr. Kelly, at some point every politician and man of service makes a choice that will dictate its legacy.
You can choose to be remembered as a man of integrity and honour, someone who was fortunate enough to be bestowed upon the mission of leading his city in the best possible manner, with justice and common sense guiding his actions..
or…
You can choose to be remembered as a petty and cruel person who didn’t take action against blatant injustice. Someone who ignored the most absurd of situations and looked away. A person who prefered to allow two innocent lives to be destroyed.
Brindi has done NOTHING to deserve the injustice she is submitted to, which currently threatens her very existence. Francesca Rogier has done NOTHING to be submitted to a physical and psychological ordeal that, let’s face it, has a certain whiff of prejudice.
Life is about choices Mr. Kelly. From this tribune I encourage you to reflect upon those.
Please CALL Mayor Peter J. Kelly, Mayor of Halifax on ph: 902-490-4010 or if you are abroad please email kellyp@halifax.ca and express your deepest inner feelings regarding this case.We have 12 days…For the Animals…
For Brindi…
Viktor Larkhill

Birinci Gün.
Kanada 14 Temmuz 1976′da idam cezasını kaldırdı.
Kanada’da son idam 11 Aralık 1962 tarihinde Toronto Don Jail hapishanesinde gerçekleşti.
Kanada, her açıdan dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesi. The Economist dergisi Vancouver’ı, Vienna ve Melbourne’ün de önünde dünyanın en yaşanılabilir kenti olarak gösteriyor. Toronto listede dördüncü sırada.
Kanada, her alandan en ileri kesimdeki insanların göç etmek istediği yer. Kişisel özgürlüklere saygı duyulan, toplumun bireylerine değer verdiği bir çeşit sığınak.
Bir model toplum örneği.
Brindi’nin öyküsünü son derece anlaşılmaz kılan da işte bu. Bu sebepten tüm dünyada hayvan hakları için savaşan insanların gözleri şu anda Kanada’nın ve özellikle Halifax şehrinin üzerinde.
Brindi evlat edinilmiş bir kırma. Zeki, yumuşak başlı, sevgi dolu, üstelik eğitimden geçmiş bir köpek.
24 Temmuz günü Brindi yakalandı ve ötenazi listesine konuldu.
Küçük bir kazanın içeriği, o kazaya dahil olan insanlar tarafından tamamen çarpıtılınca, Brindi ve ailesi kendilerini korkunç bir kabusun içinde buldular. Amerika’dan yeni Kanada’ya göç etmiş bulunan Brindi’nin sahibi Fran, bir hayvan sahibinin hayal edebileceği en kötü senaryonun ortasına düştü: Sevgili köpeği, çocuğu Brindi, Halifax şehri tarafından ölüm listesine alınmıştı.
Fran hiçbir suçtan hüküm giymedi; Brindi bir uzman tarafından kontrol edildi ve eğitilmeye son derece elverişli bulundu. Ölüm kararını bozmak için binlerce dolar harcandı. Ama şehir, kanunu göz ardı etti ve Brindi’yi alıkoymaya devam etti. Halifax şehri, Brindi’nin gerçek bir tehlike teşkil edip etmediğinden emin olmak için adil bir duruşma düzenlemek yerine, son anda yeni bir ölüm emri çıkartabilmek için Brindi’nin sahibine üç adet yönetmelik ihlalinden dava açtı.
23 Şubat’ta Brindi’nin sahibi her üç ithamdan suçlu bulundu.
Duruşması 9 Mart’ta görülecek. Hakimin köpeğin öldürülmesi yönünde karar vereceğinden korkuluyor.
Brindi’yi kurtarmak için 13 günümüz var.
Brindi’nin davası da bunlardan bir tanesi. Bu dava hiçbir zaman köpekle ilgili olmadı.
En başından beri bu vakanın o binlerce kez tanık olduğumuz şahsi kan davalarından birine dönüştüğü açıktı. İçinde, Brindi ve Fran’in sadece birer piyon olduğu, “otoritelerin” gerçekten adaleti aramaktansa itibar kaybetmemek için çırpındıkları bir oyun.
Brindi’yi kurtarmak için 13 günümüz var.
Bugün kamuoyunu haberdar etmek ve tüm dünyayı harekete geçirmek için hem uluslarası hem lokal bir kampanya başlatıyoruz.
Okuyucularımızın her birinin bir anlığına durup düşünmesini istiyoruz.
Brindi’nin sahip olduğu tek şey hayatı. O hayatın elinden alınmasına izin veremeyiz. SİZİN çocuğunuz bu duruma düşürülseydi neler hissederdiniz? Aylar boyu bir hücrede yalnız, ötenazi iğnesini beklemek. Fran’in yerinde olsaydınız her sabah uyandığınızda Kanada hakkında ne düşünürdünüz?
Bugün artık internet ve sosyal medya yeni bir dünya düzenini ve yeni bir adalet talep etme şeklini mümkün kılıyor. Bir çok kişinin değersiz addedeceği bir yaşam için milyonlarca insan mücadele etmeye hazır: bir köpeğin hayatı için.
Oysa Brindi sadece bir köpek değil. Brindi üzüntü, korku, endişe, özlem gibi duygular hisseden bir canlı. Eğer birlik olmaz ve harekete geçmezsek öldürülecek bir canlı.
Bugünden itibaren, Brindi sadece bir köpek değil. Brindi en köklü değerlerimiz olan Adalet ve Yaşam Hakkını temsil eden bir sembol.
Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi 15 Ekim 1978′de Unesco karargâhında resmen ilan edildi.
7. madde şöyle diyor:
Bir hayvanın lüzumsuz yere ölümüne yol açacak her davranış, ve bu davranışa sebebiyet verecek her türlü karar yaşama hakkını çiğneyici bir suç oluşturur.
Kanada hükümetine ve Halifax şehrine, masum bir hayvanı birkaç muğlak yönetmelik ihlalini baz alarak öldürtmeye çalışacak kadar alçalmanın bir hükümete yakışmadığını SİZİN söylemenizi istiyoruz. Kanada hükümeti ve özellikle Halifax şehrine apaçık bir mesaj göndermek için elimizden geleni yapacağız; onlara bu ötenazinin büyük bir yanlış, bir adli hata olduğunu göstermeliyiz.
Brindi’yi kurtarmak için 13 günümüz var ve SİZİN yardımınıza ihtiyaç duyuyoruz.
Harekete geçin. Size kopyalayıp yapıştırmanız için bir mektup modeli vermeyeceğiz.
KENDİ fikirlerinizi ifade etmenizi istiyoruz.
Halifax Belediye Başkanı Sayın Peter J. Kelly, 902-490-4010 numaralı telefondan ve kellyp@halifax.ca e-mail adresinden bağlantıya geçin, Bu konuyla ilgili derin hislerinizi kendisine bildirin.
Hayvanlar için…
Brindi için…
Viktor Larkhill
25
13 Days to Save Brindi

DAY ONE.
“Canada eliminated the death penalty on July 14, 1976.
The last execution in Canada took place on December 11, 1962 at Toronto’s Don Jail.”
Canada is, by all measurable standards, one of the most advanced countries in the world. The Economist ranks Vancouver as the world’s most liveable city, ahead of Vienna and Melbourne. Toronto is number 4.
Canada is the country where the cream of the crop wants to emigrate. A haven of sorts where individual freedoms are respected and communities care for their members.
A model society.
This is what makes Brindi’s story so puzzling and this is the reason why the eyes of the international animal welfare community are now fixed on Canada as a whole and on the city of Halifax in particular.
Brindi is an adopted mutt. She is smart, gentle, affectionate and has passed obedience classes.
On July 24, Brindi was seized and put on death row.
A minor incident, completely distorted by some of the people involved, would lead into a most incredible ordeal for Brindi and her family. Brindi’s owner, Francesca, an American recently emigrated to Canada, found herself tangled in the worst possible plot any animal owner could ever envisage: Her beloved dog, her child, put on death row by the City of Halifax.
There was never an offence charged; Brindi was assessed by an expert and found highly trainable. Thousands of dollars were paid to get the execution order quashed in court. But the city ignored the Law and kept Brindi. Instead of holding a fair hearing to decide whether Brindi presents a true danger (she obviously does not), the city charged Brindi’s owner with 3 by-law violations in a last minute attempt to push for a new kill order.
On the 23rd of February Brindi’s owner was found guilty on all counts.
Sentence hearing will take place on March 9. It is feared the judge will order the Killing of the animal.
We have 13 days to Save Brindi.
History is full of miscarriages of justice.
Brindi’s case is one of those. It was never about the dog.
It was obvious from the beginning that the issue had grown into a personal vendetta, as it is too often the case; a power play where Brindi and her owner Francesca had become mere pawns in the hands of “authorities” clearly more concerned about saving face than about truly pursuing justice.
We have 13 days to Save Brindi.
Today we are launching a local and international campaign to drive public opinion and to prompt the world to take action.
We want each and every one of our readers and the entire international community to stop for a second and think.
Her life is all that Brindi has. We will not allow it to be taken away from her. Think how you would feel if it was YOUR child put in this position. Going through months of isolation while waiting for the moment to be administered a lethal injection and killed. What would you think of Canada every morning if you were in Francesca’s place?
Today the internet and social media have made a new kind of world and a new way to demand justice possible. There are millions of us ready to stand up and fight for what most would consider worthless.. a dog.
However, Brindi is not just a dog. Brindi is a living being, with feelings of sadness, anxiety, fear, longing. A living being that will be executed unless we all stand together and take action.
Starting from today, Brindi is no longer just a dog.
Brindi is now a symbol that represents our most essential values: Justice and the Right to live.
The Universal Declaration of Animal Rights was solemnly proclaimed in Paris on 15 October 1978 at the UNESCO headquarters.
Article 7 states:
Any act unnecessary involving the death of an animal, and any decision leading to such an act, constitutes a crime against life.
We need YOU to tell the government of Canada and the City of Halifax that to execute an innocent animal based on obscure by-laws is about the lowest a government can sink into. We will do our best to send a clear message to the Canadian Government and concretely to the City of Halifax; we will show them that doing this would be a terrible mistake, a miscarriage of justice.
We have 13 days to save Brindi and we are going to need YOUR help.
Get involved. We wont give you a model letter to copy and past. We want YOU to speak your mind.
Contact:
Mayor Peter J. Kelly, Mayor of Halifax on ph: 902-490-4010. Email kellyp@halifax.ca and express your deepest inner feelings regarding this case.
We have 13 days…
For the Animals…
For Brindi…
Viktor Larkhill
23
Sharon Yıldız: Fark Yaratmak
Geçtiğimiz Pazar milyonlarca kişi Sharon ve köpeği Savy’nin “Yetenek Sizsiniz” programının yarı finalinde sergilediği muhteşem performansı seyretti.
Son derece istisnai bu gösteri esnasında, bir köpeğin saf ve içten gülüşü, mutluluk dolu gözleri, dizginlenemeyen yaşam sevinci televizyonları başındaki milyonlarca Türk’ün kalbini ısıttı.
Bir kereliğine de olsa, köpekler yerel belediye tarafından yapılan bir toplu katliam ya da yeni bir eziyet vakası haberiyle gündeme gelmiyordu. Bu kez bir köpek ve sahibi, tüm ulusun hayalgücünü pozitif yönde ateşliyordu.
Sharon, sadece televizyonun insana hissettirebileceği o ihtişam duygusunun ucundan tutabilmek için yarışan tüm yetenekli insanların arasında kıyasıya bir mücadele verdi.
Sonunda, iş gelip demografiye dayandı. Almanya’da aynı yarışmayı bir köpek kazanırken Türkiye’nin daha aynı noktaya gelmemiş olduğunu gördük.
Ama ilerleme çok açık. Değişim gerçekleşiyor. Bundan birkaç sene önce bir köpeğin prime time’da televizyona çıkması düşünülemezdi bile. Bugün bir köpeğe on binlerce insan tezahürat yapıyor.
Birkaç ay önce Sharon Yıldız bana yazarak bu programda yarışmak istediğini söyledi. Esas amacı bağış toplamak ve sokak köpekleri hakkında insanları bilinçlendirmek, bir iki kişinin dahi olsa fikrini değiştirebilmek, hayvanlar için elinden ne geliyorsa yapmaktı. Ona iyi şanslar diledim.
Bugün ona, elinden geleni yaptığı ve tek bir insanın farklılık yaratabileceğini gösterdiği için bu ülkenin tüm hayvanseverleri adına teşekkür etmek istiyorum.
Viktor Larkhill
viktor@myletsadopt.com
Last Sunday, millions of people watched Sharon and her dog Savy perform a great routine on the semi-finals of the program “You are the talent”.
In an extremely rare event, millions of Turkish people sat in front of the TV with their hearts warmed by the pure and sincere smile of a dog, by his eyes full of happiness and his unbridled joy-de-vivre.
For once, dogs were not in the news because of yet another massacre conducted by the local municipality, or for yet another case of animal abuse. No.. this time a dog and her owner were igniting the imagination of a entire nation in a positive way.
Sharon had very tough competition, great talented people all of them trying a shot at the ephimeral glory only TV can provide.
In the end, it was purely a question of demographics. Whilst in Germany the same contest was won by a dog recently Turkey is not there yet.
Great progress is being made though . A few years ago it would have been completely unthinkable for a dog to be given prime time on TV. Today a dog has tens of thousands of people cheering for him.
A few months ago Sharon Yildiz approached me and shared her intention to compete in that program. Her primary goal was to raise funds and awareness on behalf of the stray dog cause, to change a few minds, to
do her best on behalf of the animals. I wished her good luck.
Today I want to thank Sharon Yildiz (and Savy), in the name of all animal lovers of this country for having done their best, and for showing all of us that one person (and a dog!) can make a difference.
Viktor Larkhill
Countdown for Brindy
- No dates present
Help us fly Alex home…
Let`s Adopt Network!
Let’s Adopt! Community Map
Follow us on Twitter
Recent Posts
- Missy, acı bir ders
- Missy, a painful lesson
- İkiyüzlüler Birliği
- A community of Hypocrites
- Let’s Adopt!: We open minds
- Sahip Çıkalım!: Yeni pencereler açıyoruz
- 7. Gün. Brindi: Yanlış bir önerme
- Day 7. Brindi: A wrong proposition
- 6. gün. SPCA: Kirli oyunlar, bozulan anlaşmalar ve “akıl hocaları”
- Day 6. SPCA: Dirty games, Lost contracts and Spin Doctors
- 5. gün. Brindi için neden geri sayıyoruz?
- Day 5. The reason for Brindi’s Countdown
- 4. Gün. Nickelback Brindi için söylüyor!!!
- Day 4. Nickelback for Brindi!
- Brindi : toplum için bir tehlike olabilir mi?
Recent Comments
- Vuslat on Missy, acı bir ders
- lynda chabane on Missy, a painful lesson
- Şerife on Missy, acı bir ders
- Sissy on Missy, a painful lesson
- DEBZ POWER on Let’s Adopt + 1
- emma on Let’s Adopt + 1
- Berna on Let’s Adopt +1
- Berna on Let’s Adopt +1
- Emir Kuzeyli on Let’s Adopt +1
- Carole Clifford on Let’s Adopt + 1
- Alexandra Strong on 13 Days to Save Brindi
- seda alkan on 5. gün. Brindi için neden geri sayıyoruz?
- Edie on A community of Hypocrites
- Aida on Hope and Pipas, the puppies from Hasdal.
- Barbara on We need foster homes
Archives
- March 2010 (12)
- February 2010 (33)
- January 2010 (24)
- December 2009 (60)
- November 2009 (45)
- October 2009 (12)
- September 2009 (27)
- August 2009 (20)
- July 2009 (31)
- June 2009 (25)
- April 2009 (6)
- March 2009 (2)
- February 2009 (1)
- December 2008 (1)
- November 2008 (1)
- October 2008 (4)
- August 2008 (5)
- July 2008 (5)
- June 2008 (4)
- May 2008 (21)
Our Trusted Vets
Social Media Advisors
Please share this blog!



![Reblog this post [with Zemanta]](http://img.zemanta.com/reblog_e.png?x-id=e35d1e86-dcc2-44ef-8d70-d2fb2c7f8b1e)
![Reblog this post [with Zemanta]](http://img.zemanta.com/reblog_e.png?x-id=4d087494-61a0-43e5-acf0-8f6150e29704)


















